Egeli bilim insanı Prof. Dr. Çilingiroğlu, Avrupa’nın en prestijli ödülüne layık görüldü

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof

Yayınlama: 13.05.2026 10:12
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu’nun koordinatörlüğünü yürüttüğü "Kültürel Miras Alanlarında Deprem Hasarının Değerlendirilmesi" projesi, Avrupa’nın en prestijli ödüllerinden biri olan Europa Nostra Ödülü 2026’ya layık görüldü. Avrupa’nın miras alanındaki en prestijli ödüllerinin 2026 yılı kazananları açıklandı. Bu yıl, Avrupa Miras Ödülleri - Europa Nostra Ödülleri kapsamında, Avrupa Birliği’nin Creative Europe Programı’nın ortak finansmanıyla, kıta genelinde 18 ülkeden 30 örnek proje ve miras savunucusu ödüle layık görüldü. Bu yılın kazananlarından üçü, Creative Europe Programı’na dahil olmayan Birleşik Krallık ve Türkiye’den geldi. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu’nun koordinatörlüğünü yürüttüğü "Kültürel Miras Alanlarında Deprem Hasarının Değerlendirilmesi" projesi, Avrupa’nın en prestijli ödüllerinden biri olan Europa Nostra Ödülü 2026’ya layık görüldü. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, kültürel mirasın korunması alanında Avrupa’nın önemli ödülüne layık görülen Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu’nu ve proje ekibini tebrik ederek başarılar diledi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye’nin güneydoğusundaki 11 ili etkileyen depremlerin ardından, kültürel miras alanlarında oluşan hasara ilişkin güvenilir bilginin son derece sınırlı olduğu günlerde Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı çağrıyla meslektaşlarını ve yurttaşları tarihi alanlardaki hasarı belgelemeye davet etti. Kısa süre sonra Akdeniz Üniversitesinden uzaktan algılama uzmanı Doç. Dr. Nusret Demir’in de katılımıyla çalışmalar genişletildi. Aralarında arkeologlar, restoratörler, mimarlar, mühendisler ve öğrencilerin bulunduğu elliden fazla gönüllünün katkısıyla dijital bir izleme sistemi oluşturuldu. Kamuoyundan gelen bildirimler radar uydu analizleriyle birleştirilerek 1500’den fazla miras alanındaki hasar belgelendi ve afet müdahalesi için açık erişimli bir kaynak oluşturuldu. Bu çalışma; 2026 Europa Nostra Ödülleri’nde, ’Yurttaş Katılımı ve Farkındalık Yaratma’ kategorisinde Türkiye’yi temsil eden "Kültürel Miras Alanlarında Deprem Hasarının Değerlendirilmesi" projesi olarak kazananlar listesine adını yazdırdı. Bu yılki ödüller için, 40 Avrupa ülkesinden kurumlar ve bireyler tarafından toplam 261 geçerli başvuru yapıldı. Ödül Jürisi değerlendirmesinde, girişimin doğal afet sonrası hızlı harekete geçmenin kültürel mirasın korunmasına katkısını ortaya koyduğunu; yurttaş bilimi, açık veri ve uzaktan algılamayı yenilikçi biçimde bir araya getirdiğini vurguladı. Kazananlar, 28 Mayıs 2026 tarihinde Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek Avrupa Miras Ödülleri Töreni 2026 kapsamında ödüllendirilecek. "Kültürel Miras Alanlarında Deprem Hasarının Değerlendirilmesi" Yürütülen çalışma ile ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu, "6 Şubat 2023’te, 7.8 ve 7.5 büyüklüğündeki iki yıkıcı deprem, Türkiye’nin güneydoğusunu ve Suriye’nin kuzeyini vurdu; arkeolojik ve tarihî miras açısından son derece zengin bir bölgede yer alan on bir ili etkiledi. Afet bölgesi, UNESCO Dünya Mirası Alanları arasında yer alan Göbekli Tepe, Arslantepe, Nemrud Dağı ile Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri’ni kapsamaktadır. Felaketin ardından geçen ilk günlerde, kültürel miras alanlarında meydana gelen hasara ilişkin güvenilir bilgi oldukça sınırlıydı. Birkaç gün içinde, sosyal medya üzerinden meslektaşlarımızı ve yurttaşları tarihi alanlardaki hasarı belgelemeye davet eden bir toplumsal çağrı yaptık. Kısa süre sonra, Akdeniz Üniversitesinden uzaktan algılama uzmanı Doç. Dr. Nusret Demir ile iş birliği yapmaya başladık. Ardından yapılan ikinci bir çağrıyla, bilgiye dayalı ortak bir veri tabanı oluşturmaya destek verecek gönüllüleri davet ettik. Aralarında arkeologlar, restoratörler, mimarlar, mühendisler ve öğrencilerin bulunduğu elliden fazla gönüllü bu çağrıya yanıt verdi" diye konuştu. "Bin 500’ün üzerinde arkeolojik ve tarihi alan belgelendi" Ekibin sosyal medya platformları üzerinden bir izleme sistemi kurduğunu ifade eden Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu, "Gönüllüler, etkilenen illerdeki sakinlerden, kurtarma ekiplerinden, gazetecilerden ve meslektaşlardan fotoğraflar ile raporlar toplandı. Sahadan gelen bu gözlemler, uluslararası bilimsel iş birlikleri kapsamında paylaşılan uydu görüntüleriyle birleştirildi. Temel veri setlerinden biri, deprem sonrası yapısal ve arazi hasarını tespit etmek için uydu tabanlı SAR kullanan NASA/Caltech ARIA Damage Proxy Maps oldu. Yurttaş gözlemleri ile uydu analizlerinin bir araya getirilmesi, bölgedeki kültürel miras alanlarında meydana gelen deprem hasarına ilişkin ilk büyük ölçekli genel değerlendirmelerden birinin ortaya çıkmasını sağladı. On bir il genelinde 1.500’den fazla arkeolojik ve tarihi alan belgelendi ve değerlendirildi. Sonuçlar önemli örüntüleri ortaya koydu. Kayıt altına alınan hasarın en büyük bölümünü Osmanlı Dönemi’ne ait yapılar oluştururken, tarih öncesi höyükler çoğu zaman daha yüksek yapısal dayanıklılık gösterdi. Veri seti, sismik olaylara karşı en kırılgan miras alanı türlerinin belirlenmesine yardımcı oldu ve koruma planlaması ile acil müdahale süreçleri için değerli bilgiler sağlandı" dedi. "Afetlerin ardından ölçeklenebilir bir model ortaya koyuldu" Projenin temel çıktılarından birinin açık erişimli bir dijital kaynağın oluşturulması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu, "Ekip, toplanan verileri araştırmacılar, miras uzmanları ve yerel topluluklar için erişilebilir kılan bir makalenin yayımlanmasının ardından, 2025 yılında etkileşimli bir çevrimiçi harita başlattı. Girişim herhangi bir bütçe olmadan yürütüldü ve tamamen gönüllü emeğine ile açık erişimli verilere dayandı. Doğal afetlerin ardından hızlı miras değerlendirmesi için ölçeklenebilir ve düşük maliyetli bir model ortaya koydu. Bu yaklaşım, açık veri, uydu görüntüleri ve koordine yurttaş katılımı kullanılarak başka bölgelerde de uygulanabilir" diye konuştu.
Haber Merkezi
Tv42 Haber, Konya haberleri, Konya Gündem, Konya Haber, Konya Gündemi