12 ay üretilen yerli muz için hem üreticiden hem de uzmanından çağrı

Türkiye’de 12 ay boyunca üretimi gerçekleştirilen muzda yerli ve ithal ürün arasındaki farklar gündeme geldi

Yayınlama: 20.08.2026 12:05
Türkiye’de 12 ay boyunca üretimi gerçekleştirilen muzda yerli ve ithal ürün arasındaki farklar gündeme geldi. Üreticiler ithal muz karşısında yerli üretimin korunmasını isterken, beslenme uzmanları da kısa mesafede sofraya ulaşması ve karbon ayak izi açısından yerli muzun avantajlarına dikkat çekti. Türkiye’de muz üretimi 12 ay boyunca sürerken, yerli ve ithal muz arasındaki farklar yeniden gündeme geldi. Üreticiler, yerli muzun tüketiciye ulaştırılması ve ithal ürünler karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirtirken, uzmanlar ise muzun üretim, hasat, taşıma ve olgunlaşma süreçlerinin önemine dikkat çekti. Yerli muzun kısa mesafede tüketiciye ulaşması, ithal muzun ise uzun taşıma süreçlerinin ardından olgunlaştırılarak satışa sunulması, iki ürün arasındaki farkların başında geliyor. 1 milyon tonluk rekolte beklentisi Mersin Anamur ve Bozyazı başta olmak üzere Akdeniz sahilindeki ilçelerde muz üretiminin sürdüğünü ifade eden üretici ve Anamur Muz Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Salim Erdem, "Bu yıl verim ve kalitemiz gayet güzel. Fakat fiyat konusunda biraz sıkıntıları yaşıyoruz. Bir çözüm bulunursa memnuniyet duyarız. 900 bin ton ile 1 milyon ton arasında bu yılki rekolte beklentimiz. Şu anda yerli muzumuz 25 lira tavan fiyat, 8 lira taban fiyat" ifadelerini kullandı. "Yerli muzumuzun doğal bir lezzeti ve tadı var" Erdem, yerli muz ile ithal muz arasındaki farklara değinerek, "Bizim yerli muzumuz özellikle deniz ve dağ arasında kaldığı için mikroklima özelliği oluyor. Güneşi daha çok alması ve topraklarımızın bugüne kadar bakir kalmasından dolayı doğal bir lezzet geliyor. Bunun için bizim muzlarımız kimyasal kullanmadığımız için fazla raf ömrü olmuyor" diye konuştu. "İthal muzlar çeşitli kimyasallarla 3 aya yakın yolculuk geçiriyor" İthal muzların uzun süre taşınması ve depolanması nedeniyle farklı uygulamalara tabi tutulduğunu öne süren Erdem, "Muzlarımızda kimyasal kullanmadığımız için fazla raf ömrü olmuyor. Dışarıdan gelen ithal muzlar çeşitli kimyasallarla 3 aya yakın yolculuk geçiriyor. 1 ay burada depolarda bekliyor. 1 ay markette raflarda bekliyor. Bu 5 ay boyunca bir ürünün dayanması mümkün değil. Tüketicilerimizin marketlere girdikleri zaman özellikle yerli muz talep etmelerini istiyoruz. Bizim muzumuzun tadı var, organik, hiçbir kimyasal yok" şeklinde konuştu. "Yerli muzumuzun besin değerleri ithal muza göre iki kat daha fazla" Vatandaşların yerli ve ithal muzu ayırt ederken yalnızca dış görünüşe bakmaması gerektiğini ifade eden Erdem, "İthal muzun şu anda görüntüsü var, görüntüye aldanmasınlar. İsterlerse buna tahlil de yapabilirler. Yerli muzumuzun besin değerleri ithal muza göre ortalama iki kata yakın daha fazla, ayrıca sağlıklı. Ne olduğu, nasıl üretildiği biliniyor. Hiçbir kimyasal katkı maddesi kullanmıyoruz, koruyucu kullanmıyoruz" açıklamasında bulundu. İthal muz alımının kaynakların yurt dışına aktarılması anlamına geldiğini belirten Erdem, gümrük vergisi ve devlet desteğiyle yerli üretimin daha da artırılabileceğini ifade etti. "Yerli muz üretimi cari açığın önlenmesine katkı sağlıyor" Yerli muz üretiminin ülke ekonomisine de katkı sunduğunu belirten Erdem, Türkiye’de üretimin artmasıyla ithalata olan ihtiyacın azaldığını vurgulayarak, "Biz bu üretimi yapmış olmasaydık bu komple dışarıdan gelecekti. Ülkemize büyük bir cari açık yükü olacaktı. Şu anda biz hem cari açığı önlüyoruz hem vatandaşımıza sağlıklı, kaliteli, taze ürün sunuyoruz" ifadelerini kullandı. İthal muzla rekabet konusunda üreticilerin desteklenmesi ve gümrük vergilerinin yeniden yükseltilmesi gerektiğini söyleyen Erdem, "Biz bu çiftçimizin korunmasını istiyoruz. Tekrar eski rakamlara yükseltilmesini istiyoruz gümrük vergilerinin. Yerli çiftçi korunursa hem üreticisi kazanır hem tüketicisi kazanır" ifadelerini kullandı. Erdem, uygulanan gümrük vergisi değişikliğinin ardından muz üreticisinin endişelenmeye başladığını belirterek, 2000 yılında 30 bin ton olan Türkiye’nin muz üretiminin 2023’te 1 milyon tonun üzerine çıktığını, ancak 2025 sonunda 860 bin tona gerilediğini söyledi. İthalattaki artış nedeniyle maliyeti 42 lira olan muzun 8-25 lira aralığında satıldığını belirten Erdem, fiyatların bu şekilde devam etmesi halinde üreticilerin muz üretiminden vazgeçebileceği uyarısında bulundu. "Talebimiz marketlere de en azından gümrük vergisini yükletmesi" Marketlerin raf ömrü nedeniyle ithal muza yöneldiğini savunan Erdem, yerli muzun da tüketicilere ulaştırılması gerektiğinin altını çizerek, "Ticaret Bakanlığımızdan talebimiz; marketlere de en azından gümrük vergisini yükletmesi ve belirli bir oranda yüzde 50, yüzde 80, yüzde 20 şeklinde zorunluluk getirilmesini istiyoruz" dedi. Erdem, vatandaşlara yerli muz tüketmeleri çağrısında bulunarak, "Lütfen sizden tekrar rica ediyoruz, marketlere, manavlara, pazarlara gittiğiniz zaman ithal muz değil yerli muz, kendi sağlığınız için, özellikle çocuklarınızın sağlığı için yerli muz talep edin" dedi. "Ben yerli muzu tercih ederim" Ankara Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevin Şanlıer ise, yerli ve ithal muz arasındaki farklara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, tüketicilere yerli muz tercih etmelerini önerdi. Muzun beslenme açısından önemli bir meyve olduğunu belirten Prof. Dr. Şanlıer, 100 gram muzun yaklaşık 90-100 kalori enerji içerdiğini söyledi. Muzun özellikle potasyum açısından zengin olduğunu ifade eden Şanlıer, bu mineralin kasların yanı sıra kalp kası için de önemli olduğunu belirtti. Yerli ve ithal muz arasındaki farklara değinen Şanlıer, yerli muzun kısa mesafeden sofraya ulaştığını belirterek, şöyle konuştu: "Şimdi yerli ve ithal muz deyince yerli muz deyince Anamur geliyor, Alanya geliyor ya da Mersin aklımıza geliyor. İthal muz da yurt dışından gelen muz. Özellikler açısından baktığımız zaman ‘şu iyidir, bu iyidir’den çok şunu söylemek lazım; ben kendi açımdan bakarsam yerli muzu tercih ederim. Çünkü olgunlaşması bizim ülkemizde oluyor, kısa mesafede yolculuk yaparak bizlere geliyor." "Ham muzlarda, meyvelerde tat yoktur" İthal muzların daha uzun mesafelerden geldiğine dikkat çeken Şanlıer, muzun hasat ve olgunlaşma süreçlerinin besin değerleri açısından da önem taşıdığını belirterek, "İthal muz daha çok Ekvador bölgesinden, Kolombiya’dan, buralardan geldikleri için daha uzun mesafede bize ulaşıyor. Özellikle daha ham hasat ediliyor. Ham ve olgun muzu karşılaştırdığımız zaman ham muzda ya da ham meyvelerde, sebzelerde tat yoktur dikkat ederseniz. Nişasta oranı yüksektir. Zaman içerisinde olgunlaştıkça nişasta şekere dönüşür" dedi. İthal muzlarda uygulanan olgunlaştırma sürecine de değinen Şanlıer, etilen kullanımının tek başına zararlı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Şanlıer, ithal muzların ham hasat edilerek olgunlaştırılmasının besin değerini olumsuz etkilemediğini de vurguladı. "Mutlaka bir uygulama yapılıyordur" Şanlıer, ithal muzların uzun süre dayanması nedeniyle doğrudan kanserojen olduğu yönündeki değerlendirmelere ise temkinli yaklaşılması gerektiğini dile getirerek, "Mutlaka bir uygulama yapılıyordur. Daha çok dışarıdan gelenler erken hasat ediliyor, olgunlaşması geldikleri ülkede gerçekleştiriliyor. O nedenle bitkisel bir hormon, fitohormon. O nedenle de ‘Etilenden çok zararlıdır’ dersem doğru olmaz diyebilirim" diye konuştu. "Karbon ayak izi açısından yerli muzun böyle bir yan etkisi yok" Yerli muzun kısa mesafeden tüketiciye ulaştığını ve bunun çevresel açıdan da avantaj sağladığını söyleyen Şanlıer, "Artık dünya karbon ayak iziyle, su ayak iziyle ilgileniyor. İklimle ilişkilendirdiğimizde, ithal muzun uzaktan gelmesi sebebiyle karbon ayak izi daha yüksek ama bizim kendi yerli muzumuzun böyle bir yan etkisi yok. O nedenle yerli muzun üretiminin, tüketiminin arttırılmasında yarar var" açıklamasında bulundu. Şanlıer, muzun potasyum içeriğinin özellikle spor yapanlar ve kas krampları yaşayanlar açısından önemli olduğunu da belirterek, günlük meyve tüketimi içerisinde bir adet muzun yer alabileceğini söyledi.
Haber Merkezi
Tv42 Haber, Konya haberleri, Konya Gündem, Konya Haber, Konya Gündemi