Acıbadem Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ertan Öztürk: "35 yaşın altındaki kadınlarda gebelik oluşmuyorsa değerlendirme yapılmalıdır"

Acıbadem Bayındır Söğütözü Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr

Yayınlama: 24.07.2026 11:12
Acıbadem Bayındır Söğütözü Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ertan Öztürk, "35 yaşın altındaki kadınlarda bir yıl boyunca korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa değerlendirme yapılmalıdır. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu süre altı aya inerken, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise gebelik planlanır planlanmaz değerlendirme öneriyoruz" dedi. Son yıllarda infertilite bilinen adıyla kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin sayısında dikkat çekici bir artış yaşandığı belirtiliyor. Acıbadem Bayındır Söğütözü Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ertan Öztürk, kadınlarda kısırlık sorununa ilişkin açıklamalarda bulundu. Öztürk, günümüzde yaklaşık her 6-7 çiftten birinin yaşamının bir döneminde infertilite ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Kadınlarda ilk gebelik yaşının yükselmesinin infertilitenin (kısırlık) en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Öztürk, yumurta sayısı ve kalitesinin yaşla birlikte azaldığını ifade ederek, özellikle 35 yaş sonrasında bu azalmanın belirginleştiğini, 40 yaşından sonra ise çok daha hızlandığını kaydetti. Öztürk, yaş faktörünün yanı sıra azalmış yumurta rezervi, erkek faktörü, tüplerde hasar, yumurtlama bozuklukları, rahim içi problemler, endometriozis, sigara kullanımı, obezite, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşam gibi etkenlerin de infertiliteye yol açabileceğini söyledi. İnfertilite vakalarının yaklaşık yarısında erkek faktörünün tek başına ya da kadın faktörüyle birlikte rol oynadığını belirten Öztürk, değerlendirmelerin mutlaka çift olarak yapılması gerektiğini vurguladı. "35 yaşın altındakiler bir yıl beklemeli" Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin doğru zamanda uzman değerlendirmesine başvurmasının önemine değinen Öztürk, "35 yaşın altındaki kadınlarda bir yıl boyunca korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa değerlendirme yapılmalıdır. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu süre altı aya inerken, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise gebelik planlanır planlanmaz değerlendirme öneriyoruz" dedi. İnfertilite tanısında ayrıntılı öykü, jinekolojik muayene, ultrasonografi, hormon testleri, yumurta rezervi değerlendirmesi, rahim filmi (HSG) ve sperm analizinin temel incelemeler arasında yer aldığını belirten Öztürk, adet düzensizliği, şiddetli adet ağrısı, endometriozis öyküsü, tekrarlayan düşükler, kemoterapi öyküsü veya yumurtalık ameliyatı geçiren kadınların daha erken dönemde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Sosyal medyadaki bilgi kirliliği uyarısı Sosyal medyada bilimsel dayanağı olmayan önerilerin infertilite tedavisi gören kadınlarda kaygıyı artırabildiğini ve doğru tedavinin gecikmesine neden olabildiğini belirten Öztürk, "’Şunu yiyerek hamile kaldım’ ya da ’Bu bitki çayıyla tüpler açıldı’ gibi paylaşımlar bilimsel kanıt niteliği taşımaz. İnfertilite tek bir nedene bağlı gelişen bir hastalık değildir ve her hastanın tedavi planı farklıdır" ifadelerini kullandı. İnfertilitenin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğuna dikkat çeken Öztürk, yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeler sayesinde her yıl binlerce çiftin sağlıklı bir bebeğe kavuştuğunu belirterek, doğru bilgiye ulaşmanın ve kişiye özel tedavi planı oluşturmanın tedavi sürecindeki en önemli basamaklar olduğunu söyledi.
Haber Merkezi
Tv42 Haber, Konya haberleri, Konya Gündem, Konya Haber, Konya Gündemi