Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kefenin cebi yok"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yarın Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını yapacak. Komisyon çalışmalarında işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum. İşçi kardeşlerimize yönelik atacağınız her olumlu adım, verimlilik, kazanç ve bereket olarak dönecektir." dedi.

Yayınlama: 11.12.2025 16:32
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da “TİSK 29. Olağan Genel Kurulu”nda konuştu. Açılış konuşmasının ardından TİSK camiasının 20 üye işveren sendikası ve 2 derneği ile 81 ildeki 10 bini aşkın iş yerinde istihdam ettiği 2,3 milyon çalışanıyla 63 yıldır güçlü bir varlık gösterdiğini söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, birlikte mümkün anlayışıyla çalışmalarını sürdüren TİSK ailesinin ülkenin yurt içi hasılasına 200 milyar dolar, ihracatına ise 100 milyar doların üstünde çok önemli katkılar sunduğunun altını çizdi. Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun yer aldığı İSO 500'deki ilk 10 işletmenin 7'sinin TİSK camiası içerisinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İhracatların neredeyse yarısının TİSK bünyesindeki işletmeler tarafından gerçekleştiğini dile getirdi. TİSK'in, 40'ın üzerinde ulusal, 10'u aşkın uluslararası platformda işverenleri başarıyla temsil ettiğini söyleyen Erdoğan, TİSK çatısı altında iş dünyasının, özellikle de işverenler için hazırlanan raporlar, yayınlar ve daha pek çok belgenin önemli olduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı, "kağıt üzerindeki hedefleri gerçeğe dönüştürmek, sahada ve sektörde bunları titizlikle uygulamaya dökmek işin özünü teşkil etmektedir" dedi."Yeni gerçekliğe uyum sağlamak kritik önemdedir"TİSK'in icraat odaklı ve gerçekçi bir yaklaşımla hareket ettiğini memnuniyetle gözlemlediklerini söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, "Şurası da dikkate değerdir: Dünya değişirken, küreselleşme tüm hızıyla devam ederken, teknoloji baş döndürücü bir şekilde ilerlerken işletmelerimizin ve işverenlerimizin bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması kritik önemdedir. Bu anlamda, planlamadan seri üretime, istihdam politikasından proje uygulama süreçlerine, ihracat stratejilerinden dijital dönüşüme, reel sektörün tüm aktörlerinin yeni şartlara hızla adapte olması; büyüme ve kalkınmanın yanı sıra küresel rekabette de elimizi güçlendiren, ekonomimize dinamizm katan önemli faktörlerdir. Çalışma barışının ve sosyal diyaloğun sağlanmasında, istihdamın, üretimin ve ihracatın güçlendirilmesinde mühim bir misyonu yerine getiren TİSK camiasını yürekten kutluyorum" diye konuştu."TİSK yerli ve milli bir duruş sergilemiştir"Üç dönem boyunca refah ve istikrarı tehdit eden sınamalarla mücadelede TİSK'in, devletinin yanında olduğunu gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dışarıdan aldıkları talimatlarla siyaset ve toplum mühendisliğine soyunan, vesayete vefa borcunu ödemeye çalışan kimi oluşumların aksine TİSK, kritik dönemeçlerde yerli ve milli bir duruş sergilemiştir. Bunun için Özgür Burak Akkol'u, yönetim, denetim ve disiplin kurullarının değerli üyelerini, TİSK ailesinin hiçbir ferdini şahsım ve milletim adına tebrik ediyor, kendilerine takdirlerimi iletiyorum. Bu vesileyle, kuruluşundan bugüne TİSK’te farklı kademelerde görev almış, ekonomimize değer katmış, Türkiye’nin büyümesine, gelişmesine katkı sağlamış herkese şükranlarımı sunuyorum. 29. Olağan Genel Kurul'la birlikte yoluna daha da güçlenerek devam edeceğine inandığım TİSK yönetimine şimdiden başarılar diliyorum" dedi."Kefenin cebi yok"İşçi ve işveren arasındaki ilişkilerin adil ve sürdürülebilir olmasının vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bu ilişki sağlıklı bir zemine oturtulmadığında, Allah muhafaza, sömürü ve adaletsizliğe giden yol önümüzde açılacaktır. Bu da yalnızca sosyal barışın altını oymakla kalmayacak, aynı zamanda birlik ve dayanışma iklimine de zarar verecektir. Geçmişte bunun acı örneklerini millet olarak hep birlikte yaşadık. Bakınız, Anadolu’nun gönül hamurunu mayalayan o büyük insan, Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri bu konuda bizlere neler söylüyor: "Ekmeği öğrendim. Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini, sonra ekmeği hakça üleşmenin bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim." Evet. Diğer tüm alanlarda olduğu gibi, işçi ve işveren arasındaki ilişkilerde de baktığımız yer hak ve adalet eksenindedir. Kimsenin mağdur olmadığı, kimsenin emeğinin göz ardı edilmediği, işleyen ve güven veren bir sistem hepimizin önceliğidir. Malumunuz, yarın Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını yapacak. Komisyon çalışmalarında işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum. İşçi kardeşlerimize yönelik atacağınız her olumlu adım, verimlilik, kazanç ve bereket olarak dönecektir. Hep söylerim, kefenin cebi yok. Dar-ı dünyadan dar-ı bekaya mal mülk değil; adalet, hakkaniyet, dürüstlük üzerine yaşanmış bir hayat ile hayır dualar götüreceğiz. İster siyasetçi, ister işveren olalım; eğer geride hayırla yâd edilen bir miras bırakabiliyorsak, işte asıl zenginlik budur, bahtiyarlık kaynağı budur" diye konuştu."Kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz"Hak konusunu sadece ücrete sıkıştırmanın doğru olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı, "Güvenli ve sağlıklı çalışma şartlarının temini de hakkın bir parçasıdır. Zaman zaman hepimizin içini acıtan, millet olarak yüreklerimizi dağlayan çok üzücü iş kazaları meydana geliyor. Ekmeklerini helal yoldan, alın teriyle kazanan, ailelerini geçindirmek için zor şartlar altında özveriyle çalışan, çabalayan emekçilerimiz bu kazalar neticesinde yaralanıyor, kimi zaman da maalesef hayatını kaybediyor. Biz devlet olarak, emekçi kardeşlerimizin güvenli ortamlarda, gönül huzuruyla ve rahatça çalışabilmesi için elimizdeki tüm imkanları azami ölçüde seferber ediyoruz. Hem sertifikasyon hem teftiş mekanizmalarımızı tam anlamıyla işletmeye özen gösteriyoruz. İzmir Konak, Beşiktaş Gayrettepe, Bolu Kartalkaya ve en son Kocaeli Dilovası facialarında olduğu gibi ihmali olan kim varsa, kamu ve belediye görevlileri dahil kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz. Fakat işverenlerimizin de iş sağlığı ve güvenliği konusunda üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri titizlikle yerine getirmesi gerekiyor. Türkiye'nin "Sıfır Kazaya Yolculuğu" projesinde olduğu gibi TİSK'in bu konuda gerçekten önemli çalışmalar yaptığını biliyorum. Ama sadece bu yıl içinde yüreklerimizi yakan kazaları dikkate aldığımızda, daha fazla gayret etmemiz, işi daha sıkı tutmamız gerektiği açıktır" dedi."İşi asla şansa bırakmayacağız"İhmal, özensizlik, dikkatsizlik veya kar hırsı sebebiyle tek bir emekçinin dahi canı yanıyorsa, bunun sorumluluğunun başta işverenler olmak üzere hiç kimsenim taşıyamayacağını belirten Recep Tayyip Erdoğan, "Her türlü tedbirin alınmasını sağlayacak, insan hayatını ilgilendiren böyle bir konuda işi asla şansa bırakmayacağız. Sizleri vesile kılarak tüm işverenlerimizin iş kazalarının önüne geçilmesi noktasında ayrı bir dikkat ve hassasiyet beklediğimi bugün bir kere daha ifade ediyorum. TİSK'in bu konuda da öncü ve örnek olacağına yürekten inanıyorum. Değerli kardeşlerim, çok değerli işverenlerimiz. İktidar olarak ekonomiden demokrasiye, hak ve özgürlüklerden güvenliğe uzanan geniş bir alanda son 23 yılda ülkemize tarihi başarılar yansıttık. Dış politikada sözü, tavrı, duruşu dikkatle takip edilen, sadece bölgesinde değil, küresel ölçekte etki sahibi bir Türkiye'yi sabırla hep birlikte inşa ettik. Dış ticarette sizlerin de emekleriyle ihracatımızı 36 milyar dolardan aldık, kasım ayı itibarıyla 270 milyar doların üzerine çıkardık. Milli gelirimiz 238 milyar dolardı. 2023 yılı üçüncü çeyrek rakamlarına göre 1 buçuk trilyon doları aşmış bulunuyoruz. Ekonomik büyümemiz 21 çeyrektir kesintisiz bir şekilde sürüyor. Deprem bölgemizin ihyası için harcanan 90 milyar dolara rağmen bunları başardık. 2028 için belirlediğimiz 1,9 trilyon dolar milli gelir hedefine emin adımlarla yürüyoruz" diye konuştu."Umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık"Merkez Bankası rezervleri güçlenirken, ülke risk priminin düştüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Enflasyonda kasım ayında umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık. Kasım ayında 0,87 gelen enflasyon doğru yolda olduğumuzu teyit etti. Hayat pahalılığının temel sebeplerinden biri olan fiyatlama davranışındaki bozulma da yavaş yavaş düzeliyor. Fırsatçılıkla mücadelemiz ise hız kesmeden devam ediyor. Orta vadeli programın rehberliğinde enflasyonda nihai hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız. Bu süreçte hep yaptığımız gibi reel sektörümüzün önerilerine, taleplerine ve eleştirilerine kulak vereceğiz. Son kabine toplantımızda emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerine yönelik koruma programını 2026 yılında da devam ettirmeyi kararlaştırdık. İstihdamını koruyan KOBİ'lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2.500 liralık desteği 2026 senesinde 3.500 liraya yükseltiyoruz. Ayrıca büyük ölçekli firmalarımızı da programa dahil ediyoruz. Böylece toplam 48 milyar liralık bir destekle 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. 2025 yılı için işverenlerimize asgari ücret desteği olarak her bir işçimiz için malumunuz 1000 lira veriyoruz. 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde istihdamın korunması amacıyla 53 milyar lira kaynak kullandık. Kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi olanların teşviki programında 24 ila 54 ay arasında sosyal güvenlik desteği sunuyoruz. Bu teşvik programının 2026 yılı sonuna kadar uzatılacağına dair müjdeyi de bugün burada paylaşmak istiyorum. Hayırlı uğurlu olsun. İş dünyamızın finansman yükünü hafifletmek amacıyla farklı programları devreye aldık. Merkez Bankamız günlük reeskont limitini 300 milyon liradan 15 kat artışla 4 buçuk milyar liraya çıkardı. Reeskont kredilerinde ihracatçımıza yüzde 24,9 oranıyla enflasyonun oldukça altında bir maliyet sunuyoruz. Yatırım taahhütlü avans kredisiyle stratejik alanlarda yatırım yapan girişimcilerimizin finansman maliyetini yüzde 14 ila 28 bandına kadar indiriyoruz. Bu krediler için Merkez Bankamız 500 milyar liralık kaynak ayırdı" dedi."Sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz"Çiftçinin kullandığı kredilerin finansman maliyetinin ortalama yüzde 70'ini, esnafının kullandığı kredilerin maliyetinin ise yarısını hazinenin karşıladığını belirten Erdoğan, "Bütçe imkanlarımızı sonuna kadar zorlayarak, istihdam sağlayan, ihracat yapan, yeni alanlara yatırım yapan firmalarımızın yanında oluyoruz. İnşallah bundan sonra da iş dünyamızla yakın işbirliği halinde Türkiye ekonomisini büyütmeye devam edeceğiz. Refahın, kalkınmanın, huzurun, barışın asrı olacağına inandığımız Türkiye yüzyılını yine sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Değerli arkadaşlar, çok kıymetli TİSK ailesi. İş dünyamızın desteğini beklediğimiz meselelerden bir diğeri, terörsüz Türkiye sürecimizdir. Sizler 40 yıldır ülkenin ayağına pranga olan terör sorununun çözümünün ülkemiz açısından ne manaya geldiğini en iyi bilenlerdensiniz. Türkiye'nin bu yükten kurtulduğunda hangi ölçekte bir potansiyelin çarpan etkisiyle devreye gireceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz. Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini artık sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz. Bunu da olabilecek en geniş toplumsal ve siyasal mutabakatla, milletimizin değerleriyle örtüşen bir zeminde yapmanın hassasiyeti içindeyiz. Gayemiz belli: Artık kan akmasın, ocaklara ateş düşmesin, yürekler dağlanmasın. Türkiye bu sorunu gündeminden tamamen çıkarsın. Terörden beslenen odakların tahrip edici, tahrik edici söylemlerine rağmen iktidar ve ittifak olarak ilk günden itibaren hem samimiyetimizin hem de kararlılığımızın en yüksek düzeyde olduğunu gösterdik. Yeter ki bu sorun çözülsün diye, yine ittifak olarak elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koyduk" diye konuştu."Su koyuverenler olsa da..."Sürece muhalefet partilerinin de dahil olması için daima yapıcı davrandıklarını, uzlaşmacı bir tavırla hareket ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, "Meclisimizde kurulan komisyon, kritik eşiklerde su koyuverenler olsa da gerek şeffaflık gerekse siyaset ve ilgili tüm tarafların katkısının alınması noktasında çok önemli bir misyon üstlendi. Milletimizin sürece dair umutlarını güçlendiren komisyonun aynı özgüvenli yaklaşımı son ana kadar devam ettireceğine inanıyorum. Komisyon raporunun, sürecin önünü açacak öneri ve değerlendirmeleriyle müteakip adımlar için ortak bir perspektif çizmesini temenni ediyorum. Bunun yolu da sağduyuyla, samimiyetle hareket ederek bu tarihi süreci, başta günlük siyasetin geçici tartışmaları olmak üzere küçük hesaplara kurban etmemekten geçiyor. Biz ilk günden beri bu hassasiyetimizi koruyoruz ve koruyacağız. "Yarımı yeme, bütünü bölme" anlayışıyla hiçbir yere varılmaz. Terörsüz Türkiye menziline ancak özgüvenle ve cesaretle ulaşabiliriz. Başarısız olmamızı bekleyenleri ancak bu şekilde hüsrana uğratabiliriz. Türkiye'yi yarım asırlık bu sıkıntısından ancak bu şekilde kurtarabiliriz" dedi.    
Haber Merkezi
Tv42 Haber, Konya haberleri, Konya Gündem, Konya Haber, Konya Gündemi