Cumhurbaşkanı Erdoğan: "TRT, hakikat mücadelesini en iyi şekilde veriyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç televizyon kanalımızın gençlerimize, ailelerimize, medyamıza ve milletimize hayırlı olmasını canı gönülden diliyorum" dedi.
Yayınlama: 15.01.2026 16:43Güncelleme: 15.01.2026 16:49
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği"ne katıldı. Programdaki hitabına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT Genç kanalının hayırlı olmasını dileyerek, "Gelecek sizsiniz, hep beraber Türkiye’yiz. TRT’mizin kıymetli mensupları, medya, akademi, kültür, sanat dünyamızın değerli temsilcileri, yarınlarımızın güvencesi sevgili genç kardeşlerim, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum" diye konuştu. Gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, "TRT Genç televizyon kanalımızın açılış etkinliği vesilesiyle sizlerle bir arada olmanın, bilhassa gençlerimizi burada, milletin evinde ağırlamanın bahtiyarlığı içerisindeyim. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz." dedi.Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve tüm İslam Alemi'nin Miraç kandıilini de kutlayan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu mübarek gecenin sizlerle birlikte tüm insanlığa hayırlar getirmesini, huzura vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah, Miraç Gecesi'nin yüzü suyu hürmetine Gazze başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir tarafında zulüm gören kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum" diye konuştu."Çalışanlarımıza başarılarla dolu nice yıllar diliyorum"Programı düzenleyen TRT’yi, yönetim ekibini ve emeği geçen herkesi kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TRT Genç’in yayına hazır hale gelmesine katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç televizyon kanalımızın gençlerimize, ailelerimize, medyamıza ve milletimize hayırlı olmasını canı gönülden diliyorum. Yine bu vesileyle, 31 Ocak’ta yayın hayatına başlamasının 56. yıl dönümünü kutlayacak olan TRT Televizyonunu da tebrik ediyor, tüm TRT çalışanlarımıza başarılarla dolu daha nice yıllar diliyorum" dedi."Bizim kuşak TRT ile büyüdü"TRT'nin Türkiye’nin hem belleği hem de geleceği olduğunu ifade eden Erdoğan, "Yayın hayatı boyunca ülkemizde ve dünyada pek çok tarihi hadiseye tanıklık etti. TRT muhabirleri, TRT kameramanları kimi zaman canlarını tehlikeye atma pahasına Türkiye'yi dünyadan, dünyayı Türkiye'den haberdar ettiler. Babalarımızın kulakları her akşam ajanslardaydı. Biz de Türkiye'yi ve dünyayı uzun yıllar TRT'den takip ettik. Sadece habercilikte değil; diziden belgesele, sinema filmlerinden spora, kültüre, sanata, müziğe kadar her alanda TRT hayatımızda vazgeçilmez bir konuma sahip oldu. Bizim kuşak ve bizden sonraki nesil TRT ile büyüdü. Eğer böyle dersek herhalde abartılı bir cümle kurmuş olmayız" diye konuştu."TRT, hakikat mücadelesini en iyi şekilde veriyor"Zaman zaman TRT Arşiv'de eski yıllara ait kesitleri seyretmesiyle nostaljiyle beraber Türkiye'nin ve dünyanın ne kadar değiştiğini tekrar hatırladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı, 1Kamu yayıncısı kimliğiyle TRT, bugün de çok önemli bir misyon üstleniyor. Enformasyon ve kültür savaşlarının insanlığın gündemini belirlediği bir dönemde TRT, hakikat mücadelesini en güçlü şekilde verirken iyiyi, doğruyu, hakkı önceleyen yayın ve yapımlarıyla kültürel yozlaşmaya karşı milli değerlerimizin özellikle bir seti olarak karşımızda bulunuyor. Bugün açılan TRT Genç kanalımızı bu çabaların gençlerimize uzanan en somut tezahürlerinden biri olarak görüyorum. TRT Çocuk ile yıllardır miniklerimize yönelik yayın-yapım, dijital içerik üreten kurumumuzun şimdi de gençlerimizi sorumlu yayıncılık anlayışıyla buluşturmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Burada şunu da gururla ifade etmek isterim: TRT'mizin imzasını taşıyan bazı yapımların dünyanın en prestijli festival ve organizasyonlarından ödüllerle dönmesi takdire şayan bir başarıdır. TRT ortak yapımı 'Hüzün Üçgeni' filmi 75. Cannes Film Festivali'nden Altın Palmiye ödülüyle dönerek hepimizin göğsünü kabarttı. TRT World tarafından hazırlanan bir belgeselimiz haber ve güncel olaylar kategorisinde Emmy ödülünü alarak ülkemize bir ilki yaşattı. Yine Filistin'deki işgalin en sinsi yönü olan yerleşimciler meselesini ele alan 'Kutsal İşgal' belgeseli dünya çapında büyük yankı uyandırdı. Sadece son dört yılda TRT ortak yapımı yüze yakın film dünyanın en önemli festivallerinde toplam 500'e yakın ödüle layık görüldü. Bu yıl 98. Akademi Ödülleri'nde En İyi Uluslararası Film kategorisinde yarışacak 'Filistin 36' filmine şimdiden başarılar diliyorum" dedi."TRT, ailelerin rahatlıkla izleyebileceği yapımlara imza atıyor"Kültür savaşlarının savaş alanlarından birinin de aile olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, "Günümüzde aile kurumu daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir saldırı ve kuşatma altındadır. Dizilerden sinema filmlerine, çizgi filmlerden oyunlara ve oyuncaklara kadar ilgili ilgisiz her yere özenle yerleştirilen karakterlerle çarpık ilişkiler özendiriliyor, sapkınlıklar teşvik ediliyor. TRT'nin gerek geleneksel gerekse 'Tabii' gibi dijital mecralarda aile odaklı temiz içerikleri yaygınlaştırma çabasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Bir kere şunu çok iyi anlamalıyız sevgili arkadaşlar: Bizim için TRT’nin başarısı, ailedeki tüm fertlerin hiçbir endişe duymadan, gönül rahatlığıyla izleyebileceği yapımlara imza atmasıdır. Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç ile bu çizgideki yayınların daha da artacağına ve çeşitleneceğine inanıyorum. Bilimden teknolojiye, kültür sanattan spora, tarihten güncel hayata geniş bir yelpazede yapacağı yayınlarla TRT Genç kanalımız gençlerimizin zihinsel, duygusal ve kültürel gelişimine destek olacaktır. Özellikle çağımızın vebası olan bağımlılıkla mücadelede TRT Genç gibi mecraların katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Şurası bir gerçek ki; ekran, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılık türlerinde ciddi artış yaşanıyor" diye konuştu."Gençlerimizin sağlığı ve geleceği çalınmaktadır"Aydınlık yarınların güvencesi olan gençlerin; dijital platformların ve sosyal medyanın da etkisiyle belaların pençesine daha fazla düştüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Oyunlaştırma stratejisinin dolayısıyla neredeyse her telefon maalesef bir çeşit kumarhane haline geldi. Eğlence için, vakit geçirmek için girilen dijital oyunlar; bilhassa gençlerimizi sanal bahis ve kumar illetine bulaştıran bir tuzak işlevi görüyor. Tütün, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı da yine bu mecralar tarafından özendirilmekte; gençlerimizin sağlığı ve geleceği çalınmaktadır. Son dönemde ülkemizde yaşanan aile facialarına baktığımızda, en büyük müsebbibin alkol, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde boşanmaların, eşler arası ve aile içi kavgaların sebeplerinin en başında bu illetler geliyor. Meseleyi bütün yönleriyle değerlendirdiğimizde şu gerçeği hepimiz çok net görebiliyoruz: Uyuşturucu, alkol, sanal bahis, kumar ve sigara bağımlılığı milli bünyemiz açısından terör kadar, hatta terörden daha zararlı boyutlara ulaşmıştır. Aileler parçalanmakta, nesiller kaybolmakta; istihdama, üretime, eğitime, sağlığa gitmesi gereken kaynaklar insanlık düşmanlarının kanlı dişlilerini ne yazık ki beslemektedir. Grup kürsülerinde kumarı masumlaştırmaya çalışanların, iktidara gelince içkiyi ucuzlatacağız diyenlerin ısrarla görmediği acı gerçek işte budur. Alkolü, sigarayı, uyuşturucuyu adeta özgürlük sembolü gibi yansıtanların gözlerini kapattığı ürkütücü tablo işte budur. Zehir tacirlerini çeşitli bahanelerle aklama yarışına girenlerin yüzleşmek istemedikleri durum işte budur" dedi."Son derece kararlıyız"Tehlikenin farkında olduklarını söyleyen Erdoğan, "'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturuyla siyaset yapan bir hükümet olarak, her çeşit bağımlılıkla mücadelede son derece kararlıyız. Güvenlik kuvvetlerimiz, yargımız aynı şekilde görevlerini layıkıyla yapıyor. Ancak hangi türde olursa olsun bağımlılık öyle bir bela ki emniyet tedbirleri tek başına yeterli olmuyor. Bunun için aile, toplum, siyasi partiler, dernekler, vakıflar, üniversiteler, özellikle medya olarak hep beraber seferberlik ruhuyla hareket etmek, elimizdeki her imkanı devreye almak durumundayız" diye konuştu."Medyada asıl görev TRT'ye düşüyor"Medyada asıl görevin TRT’ye, yani TRT çalışanlarına ve yönetimine düştüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı, "Kamu spotlarının ötesine geçen yeni bir anlayışla bağımlılık meselesini irdelemeli, incelemeli, bu sorunun üzerine dirayetle gitmeliyiz. Vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesinde TRT’mizin öncülük etmesini; medyanın tamamına örnek olacak evsafta özgün, kaliteli ve etkili projeler üretmesini bekliyorum. Her zaman söylüyorum: Madden olduğu kadar manen de güçlü bir gençlik, bu tür sosyal marazlara karşı en sağlam kalemizdir. İdeal sahibi, ufuk sahibi, özgüven sahibi, milli ve manevi değerlerine bağlı gençlik derken biz işte bu hassasiyetle hareket ediyoruz. Açılışını yaptığımız TRT Genç'in bilhassa bu konuda önemli bir boşluğu doldurmasını ümit ve arzu ediyorum" dedi."Her iyi işi taşlamaktan büyük keyif alan bir kesim var"Dünyada ve Türkiye'de yapılan her iyi işi taşlamaktan keyif alan bir kesim oludğunun altını çizen Recep Tayyip Erdoğan, "Bunlar ezberleri bozulsun, kafa konforları dağılsın istemezler. Fildişi kulelerden ahkam kesmeyi, ona buna ayar vermeyi pek severler. Basın özgürlüğünü, hak, hukuk, adaleti dillerinden düşürmezler ama söz konusu kendi çıkarları olunca savundukları ne kadar ilke, kavram, prensip varsa hepsini çiğnemekten hiç çekinmezler. Bu çevrelerin öfke dolu saldırılarından TRT’miz de zaman zaman nasibini almaktadır. TRT’mizin 86 milyona hitap eden; milli ve manevi değerlerimizi önceleyen, gerçekleri eğip bükmeden anlatan ilkeli yayın politikası, biliyoruz ki bunları ciddi manada rahatsız ediyor" diye konuştu."2026’nın Türkiye'sine asla yakışmayan sahnelere utanarak tanık olduk"Ankara'nın susuzluk sorununda bu duruma bir kez daha şahitlik ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Malumunuz Türkiye'nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkum edildi. İnsanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi. Aileler çamaşır, bulaşık, banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu. Sosyal medya, çektikleri eziyeti paylaşan, yetkililere seslerini duyurmaya çalışan insanlarımızın feryatlarıyla doluydu. 2026’nın Türkiyesine asla yakışmayan sahnelere hepimiz kimi zaman üzülerek, kimi zaman sorumlular adına utanarak tanık olduk" dedi."Sorunu haberleştirdiği için TRT'yi suçluyorlar"Görevi kamu adına gözcülük yapmak olan, medya açısından görmezden gelinemez bir haber olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kamu yararını gözeten basın kuruluşlarımız da milyonları perişan eden bu sorunu haberleştirdiler. Vatandaşa mikrofon uzattılar. Geceleri soğukta su bekleyen insanlarımızın şikayetlerini ekranlara taşıdılar. Peki ne mi oldu? Medya, siyaset ve vatandaşın artan tepkisi, günlerdir halkın çığlıklarını umursamayanları en azından zahirde harekete geçmeye zorladı. Neticede meseleyi tam olarak çözemeseler bile rahat koltuklarından kalkıp halkımıza açıklama yapmak mecburiyetinde kaldılar. Fakat her işleri gibi bunu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Dün bir tanesi çıkmış, kışın ortasında susuz bıraktığı insanlarımızdan özür dilemek yerine sorunu haberleştirdikleri için TRT’yi suçluyor, Anadolu Ajansı'mızı suçluyor, özel televizyon kanallarını suçluyor; yüzü kızarmadan özgür basını suçluyor. Aynı zatın genel başkanı, yönetim zafiyetini kabul etmek yerine, itham ve iftira yüklü ifadelerle şahsımızı hedef alıyor. Söz var ya; şıracının şahidi bozacı. Birbirlerinin kusurlarını örtüyorlar" diye konuştu."Basın kuruluşlarımızı neden suçluyorsunuz"Kapasite açıklarını suç bastırarak kapatmaya çalıştıklarını iddia ettiği kişilere "Beceriksizler Korosu" diye hitap eden Cumhurbaşkanı, "Bizim buradan şunları sormamız lazım: Gecenin ayazında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu, yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? Kabahat, kış mevsiminin ortasında şehirlerimizi susuz bırakanlarda mı, yoksa vatandaşın çilesini ekrana taşıyanlarda mı? Basının görevi; kamu adına yöneticileri denetlemek, halkın şikayetlerine mikrofon uzatmak, vatandaşın sorunlarına özellikle ekranda yer vermektir. Allah aşkına bunlardan niçin rahatsız oluyorsunuz? Kamusal görevlerini yerine getirdi diye basın kuruluşlarımızı niçin suçluyorsunuz? Gazetecileri niçin tehdit ediyor, görevlerini yaptıkları için neden hedef gösteriyorsunuz? Mazeret üreteceğinize, başkalarını suçlayacağınıza, medyaya parmak sallayacağınıza görevinizi layıkıyla yapsanıza. Yazık... İnanın bu millete çok yazık" dedi. "Görevini hakkıyla yapan basın kuruluşlarımızın yanında olacağız"Bahse konu kişilerin içler acısı halini gördükçe Türkiye'nin şehirleri adına üzüldülerini ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, "Lafa gelince basın hürriyeti konusunda mangalda kül bırakmayanların, nasıl birden faşizme dümen kırdıklarını vatandaşlarımızın da ibretle takip ettiğine inanıyor, bunları aziz milletimizin ferasetine havale ediyorum. Onlar ne derse desin; biz görevini doğrulukla, dürüstlükle, hakkaniyetle yapan basın kuruluşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. TRT'mizle, Anadolu Ajansımızla, İletişim Başkanlığımızla ve diğer tüm kuruluşlarımızla hakikat mücadelemizi her cephede sürdüreceğiz. TRT'mizin hayata geçireceği projelerle dünyada ses getirecek, yayıncılık alanına yeni bir soluk kazandıracak nitelikli çalışmalara imza atacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Haber Merkezi
Tv42 Haber, Konya haberleri, Konya Gündem, Konya Haber, Konya Gündemi