Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Dolgun: "Okullarımızın güvenliği yalnızca bir eğitim meselesi değil, bir güvenlik ve beka meselesidir"
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, "Okullarımızın güvenliği yalnızca bir eğitim meselesi değil, bir güvenlik ve beka meselesidir
Yayınlama: 18.06.2026 13:32
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, "Okullarımızın güvenliği yalnızca bir eğitim meselesi değil, bir güvenlik ve beka meselesidir. Devletin tüm kurumları ve toplumun bütün kesimleri, eğitim yuvalarını korumak ve şiddeti önlemek için ortak sorumluluk üstlenmelidir" dedi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerinin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi amacıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Araştırma Komisyonu, eğitim sendikalarının temsilcilerini dinledi. Komisyonda konuşan Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. "Her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması hayati öneme sahiptir" Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesinin önemli bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Dolgun, bu tür olayların artmasında faillerin yeterli yaptırımla karşılaşmayacakları düşüncesinin etkili olduğunu ifade etti. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyeceği anlayışının yerleştirilmesi gerektiğini kaydeden Dolgun, caydırıcılığın artırılması amacıyla daha ağır ve etkili yaptırımların hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti. Okullarda güvenliğin artırılması için somut tedbirlerin gecikmeden uygulanması gerektiğini ifade eden Dolgun, "Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, hatta okul polisi uygulamasının hayata geçirilmesi; giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir. Okullara girişlerin güvenli bir şekilde yapılabilmesi için velilerin ve öğrencilerin kontrollü giriş sistemlerinden geçirilmesi; okul girişlerine metal dedektörler ve kimlik kartı ile geçiş sistemlerinin kurulması önem arz etmektedir. Ayrıca acil kod uygulaması okullarda da devreye alınmalıdır ki benzeri olaylarda hızlı ve etkili müdahale sağlanabilsin" dedi. "Okullarımızın güvenliği yalnızca bir eğitim meselesi değil, bir güvenlik ve beka meselesidir" Dolgun, okullarda ve eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının yalnızca eğitim camiasının değil, tüm toplumun ortak sorunu olduğuna dikkat çekerek, "Eğitim kurumları, geleceğimizi inşa edecek nesillerin yetiştiği eğitim yuvalarımızdır. Bu nedenle okullarımızın güvenliği yalnızca bir eğitim meselesi değil, bir güvenlik ve beka meselesidir. Devletin tüm kurumları ve toplumun bütün kesimleri, eğitim yuvalarını korumak ve şiddeti önlemek için ortak sorumluluk üstlenmelidir" diye konuştu. "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır" Öğretmenlerin toplumsal itibarının güçlendirilmesinin eğitim sisteminin sağlıklı işleyişi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Dolgun, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi ve okul ortamının şiddetten uzak tutulması, geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" dedi. "Çocukların eğitiminde yalnızca öğretmenler değil, aileler de sorumluluk sahibidir" Dolgun, çocukların ilk değer eğitimini ailede aldığını hatırlatarak, velilerin öğretmenlere yönelik tutumlarının öğrencilerin davranışları üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti. Dolgun, "Eğitim süreci ailede başlar; çocuklar sevgi, saygı, iyilik, doğruluk gibi temel değerleri ilk olarak aile ortamında öğrenir. Bu nedenle çocukların eğitiminde yalnızca öğretmenler değil, aileler de sorumluluk sahibidir. Bu noktada ailelerin şiddet olaylarına karşı bilinçlendirilmesi ve şiddet olayları kapsamında gerekli durumlarda rehberlik ve destekleyici süreçlere tabi tutulması büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki, öğretmene verilen değer aslında çocuklarımızın geleceğine verilen değerdir. Öğretmenlerin hak ettiği saygınlığın korunması ve güçlendirilmesinde ailelerin tutumu hayati öneme sahiptir. Çünkü ailenin bakış açısı, çocuğun davranışlarının şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamaktadır" şeklinde konuştu. "Öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarını destekleyecek rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir" Okul-aile iş birliğinin önemine de dikkat çeken Dolgun, "Öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarını destekleyecek rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Gerektiğinde ailelerin de bu süreçlere dahil edilerek, rehabilite edici mekanizmalar devreye alınmalıdır" dedi. "Sosyal medya platformlarında gerekli tedbirleri almalıdır" Dijital platformlarda yer alan şiddet içeriklerinin çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu aktaran Dolgun, şiddeti özendiren yayınlar, oyunlar ve sosyal medya içeriklerine yönelik daha etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini söyleyerek, şunları kaydetti: "Medyanın şiddeti reyting ve tiraj aracı olarak kullanmaması gerekmektedir. Bu noktada çocukları olumsuz etkileyebilecek her türlü dijital içerik, şiddet içeren oyunlar, sosyal medya mecraları, dizi, film ve benzeri yapımlar konusunda daha sıkı denetim mekanizmaları oluşturulmalı; zararlı içerikler gecikmeksizin tespit edilip kaldırılmalıdır. Çeteleşmeyi özendiren, mafyavari oluşumları teşvik eden ve şiddeti sıradanlaştıran yapımların önüne geçilmelidir. İlgili kurumlar, X, Instagram, TikTok ve YouTube gibi sosyal medya platformlarında gerekli tedbirleri almalıdır. Ayrıca 18 yaş altı bireylerin sosyal medya kullanımına ilişkin daha net ve koruyucu sınırlamalar getirilmesi sağlanmalıdır. Bu kapsamda çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik daha güçlü yasal düzenlemeler yapılmalıdır."
Haber Merkezi
Tv42 Haber, Konya haberleri, Konya Gündem, Konya Haber, Konya Gündemi