Eskişehir’de yaya kaldırımında yürürken ters yönden gelen otomobilin altında kalarak hayatını kaybeden 35 yaşındaki Gökçe Kurtulmuş’un feci ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bilirkişi raporunda aracında arıza tespit edilmeyen tutuklu sanık Emine Arslan, mahkemedeki savunmasında, "Arabamın freni tutmadı, direksiyonum kilitlendi; insanlara çarpmamak için aracı duvara ya da direğe kırmak istedim" diyerek kendisini savundu.
Odunpazarı ilçesi İstiklal Mahallesi Şirinyer Sokak üzerinde 15 Mayıs 2026 tarihinde meydan gelen kazada, Emine Arslan (48) idaresindeki 26 EJ 341 plakalı otomobil ters istikamette ilerleyerek, Şirinyer Sokak’a girip, önce banketleri ve trafik levhasını çiğnedikten sonra köşede bekleyen yaya Gökçe Kurtulmuş’u (35) altına almıştı. Kazada, 35 yaşındaki Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği mezunu Gökçe Kurtulmuş olay yerinde feci şekilde can vermişti.
Kazaya ilişkin dava Eskişehir 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Emin Arslan, Gökçe Kurtulmuş’un annesi Türkan Uzcan ve taraf avukatlar katıldı.
"İnsanlara çarpmaktan korktum, bağırmaya başladım"
Sanık Emine Arslan mahkemesindeki ifadesinde, "Olayın olduğu sabah eşimi tren garına bırakmıştım. Oturduğumuz Karabayır Mahallesi çok buz olur. Araba altımdan kayar gibi oldu ve aracımda yakıt bitme sensörü gibi bir ışık yandı. Eşime bırakıp evime tekrar döndüm. Çarşıda işim vardı. Tekrar aracın lambası yanarsa aracı almayayım diye düşündüm fakat yanmadı. Aracımla çarşıya gittim. Şair Fuzuli’deki otoparka aracımı bıraktım, işlerimi hallettikten sonra aracımı aldım. Ben bu otoparkı çok sık kullanırım. Hep aynı yönden çıkarım, bu yüzden her zaman yaptığım gibi ters yönden ana yola çıkacaktım. Sağa döndükten sonra arabamda tuhaf sesler çıktı, duracak gibi oldu. Aniden hızlandı. Hiçbir şekilde yavaşlatamadım. Normalde sağa dönecekken yolun karşısına geçtim. Yolun karşısındaki ters yöne bilerek girmedim, arabamın freni tutmadığı için geçtim. Bu sırada direksiyonum da kilitlenmişti. İnsanlara çarpmaktan korktum, bağırmaya başladım. İnsanlara çarpmamak için duvara ya da direğe çarpayım diye karar verdim ve karşıdaki direğe çarptım. Müteveffayı hiç görmedim. Olay sebebiyle çok üzgünüm. Müştekilerin bir zararı varsa gidermek istiyorum."
Araçta arıza tespit edilemedi
Araçla alakal bilirkişi raporunda ise; "Müşteki vekillerinin beyanına göre bilirkişi raporları sanığı yalanlamaktadır. Raporda; sanığın iddia ettiğinin aksine araçta herhangi bir arıza ışığının yanmadığı, direksiyonun kilitli olmadığı ve olay anında sanığın frene hiç basmadığı tespit edilmiştir" ifadeleri yer aldı.
Sanık hakkında müşteki avukatları, raporlar doğrultusunda sanığın yoğun bir caddede ters yöne hızla girerek bu eylemi gerçekleştirdiğini, bu yüzden "Taksirle Öldürme" yerine ağırlaştırılmış müebbet hapse varan "Olası Kastla Adam Öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep edildi. Mahkeme ise sanığa, ceza artırımı öngören "bilinçli taksir" (TCK 22/3) maddesi uyarınca ek savunma hakkı verdi.
Mahkemece dava bir sonraki duruşması 17 Temmuz 2026 tarihine ertelendi.
"Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Artık kimse parçalanarak ölmesin"
Duruşma sonrası konuşan Gökçe Kurtulmuş’un avukatı Mürrüvvet Beyaz, "15 Mayıs 2026 tarihinde müvekkilimizin kızı Gökçe Kurtulmuş, yaya kaldırımında yürürken elim bir kaza sonucunda hayatını kaybetmiştir. Henüz 35 yaşında olan Gökçe Kurtulmuş’un bu vefatı aileyi, yakınlarını ve tüm Eskişehir halkını son derece sarsmış ve üzmüştür. Bugün bu yargılamanın ilk duruşması görüldü ve sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi. Biz davamıza devam ediyoruz. Sanığın en ağır cezayı alması için gerekli mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.
Gökçe Kurtulmuş’un acılı annesi Türkan Uzcan ise "Sağlam bıraktığım kızım Gökçe Kurtulmuş’un cenazesine gelmiş oldum. Trafikte en güvenilir yer olan yaya kaldırımında pisi pisine ölmesinin karşılığını, yani adaletin yerini bulmasını istiyorum. Artık kimse parçalanarak ölmesin" dedi.








