Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından 13 yıl sonra güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası 2026, deprem gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Türkiye genelinde diri faylarla ilgili yapılan yeni çalışmalar sonrası hazırlanan haritada Konya’ya ilişkin ayrıntılar da dikkat çekti.
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, güncellenen haritayı Haber Dairesi muhabirine değerlendirdi. Arslan, Konya’nın uzun yıllardır bilinen “deprem riski düşük şehir” algısının son yıllardaki gelişmelerle yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
TÜRKİYE’DE 485 DİRİ FAY TANIMLANDI
MTA tarafından yapılan güncellemede yeni saha çalışmaları, uydu görüntüleri, arazi incelemeleri, paleosismolojik araştırmalar ve bilimsel veriler dikkate alındı. Yeni haritayla birlikte Türkiye genelinde 5,5 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip 485 diri fay tanımlandı.
Bazı fay hatlarının güzergâhları yeniden çizilirken, bazı bölgelerde ise daha önce ayrıntılı olarak gösterilmeyen yeni fay segmentleri haritaya işlendi.
Yapılan güncelleme ile fayların geçtiği alanların konumu daha hassas şekilde belirlenirken, bunun özellikle imar planları, mühendislik çalışmaları ve yapılaşma kararları açısından önemli olduğu vurgulandı.
KONYA’DAKİ FAY SİSTEMLERİ DAHA AYRINTILI İNCELENDİ
Yeni diri fay haritasında Konya için de önemli değerlendirmeler yapıldı. Başkan Şükrü Arslan, Konya’nın geçmiş yıllarda “deprem açısından güvenli şehirlerden biri” olarak değerlendirildiğini ancak son dönemde meydana gelen depremlerin bu yaklaşımı yeniden gündeme taşıdığını ifade etti.
Özellikle; Kulu, Ilgın, Akşehir, Sarayönü, Altınekin, Selçuklu çevresi ve yakın bölgelerde yaşanan sarsıntıların Konya’nın deprem potansiyelinin daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini gösterdiği belirtildi.
KONYA FAY ZONU VE TUZ GÖLÜ HATTI DİKKAT ÇEKİYOR
Güncellenen haritada Konya çevresindeki aktif yapılar yeniden ele alındı.
Öne çıkan fay sistemleri şöyle sıralandı:
Konya Fay Zonu, Akşehir-Simav Fay Sistemi, Tuz Gölü Fay Zonu, Ilgın Fay Sistemi, Doğanhisar çevresindeki faylar ve Kulu bölgesindeki aktif yapılar.
Yeni çalışmalarla birlikte bu fayların konumları ve özelliklerinin daha ayrıntılı ortaya konduğu belirtildi.
“HARİTA DEPREM TEHLİKE HARİTASI DEĞİL”
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, kamuoyunda yanlış anlaşılmaması gereken önemli bir noktaya da dikkat çekti. Arslan, diri fay haritasının doğrudan bir “deprem tehlike haritası” olmadığını belirterek, bir bölgede diri fay bulunmamasının o alanın depremden etkilenmeyeceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Arslan, deprem riskinin belirlenmesinde; faylara uzaklık, zeminin yapısı, yerel jeolojik özellikler, AFAD tarafından hazırlanan deprem tehlike haritalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
KONYA OVASI’NDA ÖRTÜLÜ FAYLAR İÇİN ARAŞTIRMA ÇAĞRISI
Arslan, Konya açısından bazı noktaların hâlâ daha detaylı araştırılması gerektiğine dikkat çekti. Son yıllarda meydana gelen bazı depremlerin mevcut haritalarda açık şekilde gösterilmeyen veya yeterince tanımlanmamış yapılar üzerinde gerçekleştiğini belirten Arslan, özellikle bazı bölgeler için yeni bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bunlar arasında; Büyükmuslu çevresi, Kulu’daki bazı aktif kırıklar ve Konya Ovası içerisindeki örtülü faylar öne çıktı.
“DİRİ FAY HARİTASI YAŞAYAN BİR VERİ SETİ OLARAK GÖRÜLMELİ”
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, bilimsel çalışmalar ilerledikçe faylarla ilgili bilgilerin de değişebileceğini belirtti. Arslan, diri fay haritalarının sabit belgeler olarak değil, yeni araştırmalarla sürekli güncellenmesi gereken “yaşayan veri setleri” olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yeni haritanın Konya’nın deprem gerçeğini daha ayrıntılı ortaya koyduğunu belirten uzman isim, güvenli şehirleşme için zemin araştırmaları ve bilimsel veriler ışığında hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.








