Türk Devletleri arasında dijital ticaretin geliştirilmesine yönelik yeni adımlar, Türkiye’nin e-ihracat vizyonunda bölgesel işbirliklerini yeniden gündeme taşıdı. Ticaret Bakanlığı tarafından da duyurulan ve Türk Devletleri arasında dijital ticarette yeni bir dönemin başlayacağına işaret eden düzenlemelerin ardından, uzmanlar Türkiye’nin Türk Cumhuriyetler ve Körfez ülkeleriyle dijital ticaret alanında daha güçlü bir konuma gelebileceğini belirtiyor.
Global Seller Academy Kurucusu Hasan Basri Demir, Türkiye’nin üretim gücü, lojistik konumu, e-ticaret tecrübesi ve dijital satıcı ekosistemiyle bölgesel bir e-ihracat merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Demir, özellikle Türki Cumhuriyetler ve Körfez ülkelerinin, Türk markaları ve KOBİ’ler için yeni büyüme alanları sunduğunu ifade etti.
Dünya ticaretinde dijitalleşmenin etkisinin her geçen gün arttığını belirten Demir, sınır ötesi e-ticaretin artık yalnızca büyük şirketlerin değil, KOBİ’lerin de küresel pazarlara açılmasında stratejik bir araç haline geldiğini vurguladı.
"Türk Devletleri arasında dijital ticarette yeni dönem başlıyor"
Ticaret Bakanlığı’nın "Türk Devletleri arasında dijital ticarette yeni dönem başlıyor" açıklamasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Hasan Basri Demir, bu gelişmenin Türkiye’nin e-ihracat vizyonunu daha geniş bir bölgesel işbirliği çerçevesine taşıyabileceğini söyledi. Demir, "Türk Cumhuriyetler ile dijital ticaret alanında kurulacak daha güçlü işbirlikleri, Türkiye için yalnızca yeni pazarlar anlamına gelmiyor. Bu süreç aynı zamanda ortak pazar yeri entegrasyonları, lojistik çözümler, ödeme sistemleri, dijital satıcı eğitimleri ve e-ihracat altyapılarının geliştirilmesi açısından da büyük fırsatlar barındırıyor" dedi.
Türkiye’nin bu süreçte doğal bir merkez ülke konumunda olduğunu ifade eden Demir, "Türkiye; üretim kabiliyeti, girişimcilik kültürü, genç ve dinamik satıcı ekosistemiyle Türk Devletleri arasında dijital ticaretin taşıyıcı ülkelerinden biri olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
"Türkiye sadece ürün değil, dijital ticaret modeli de ihraç edebilir"
Türkiye’nin e-ihracatta yalnızca ürün satan bir ülke olarak konumlanmaması gerektiğini söyleyen Demir, yeni dönemde dijital ticaret modeli ihraç eden ülkelerin daha fazla öne çıkacağını belirtti. Demir, "Bugün Türkiye’nin güçlü olduğu alan yalnızca üretim değil. Aynı zamanda pazar yeri yönetimi, satıcı eğitimi, dijital pazarlama, lojistik organizasyon, marka geliştirme ve e-ihracat operasyonu alanlarında da ciddi bir tecrübesi var. Önümüzdeki dönemde mesele sadece hangi ürünü sattığımız değil, hangi dijital ticaret modelini kurduğumuz olacak. Türkiye, bu tecrübeyi Türki Cumhuriyetler ve Körfez ülkeleriyle paylaşarak bölgesel ölçekte yeni bir dijital ticaret ekosistemi inşa edebilir" ifadelerini kullandı.
"Türk Cumhuriyetler ve Körfez ülkeleri yeni büyüme alanı olabilir"
Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan gibi Türki Cumhuriyetler ile Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerinin Türkiye için stratejik önem taşıdığını dile getiren Demir, bu bölgelerde dijital alışveriş alışkanlıklarının hızla geliştiğini söyledi. Demir, "Bu ülkelerde genç nüfus, artan internet kullanımı, mobil ödeme alışkanlıkları ve sınır ötesi alışverişe olan ilgi giderek artıyor. Türkiye’nin ürün kalitesi, marka algısı, kültürel yakınlığı ve lojistik avantajı bu pazarlarda önemli bir rekabet üstünlüğü sağlıyor. Özellikle tekstil, hazır giyim, kozmetik, ev ve yaşam ürünleri, gıda, takı, anne-bebek ve niş tasarım ürünlerinde Türk markaları için ciddi fırsatlar var" dedi.
Körfez ülkelerinin yüksek satın alma gücüyle, Türk Cumhuriyetlerin ise kültürel yakınlığı ve gelişen dijital altyapısıyla öne çıktığını belirten Demir, bu iki bölgenin Türkiye’nin e-ihracat stratejisinde birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
"Yeni dönemin rekabeti satıcı yetiştirme kapasitesiyle ölçülecek"
E-ihracatta rekabetin yalnızca fiyat, ürün çeşitliliği veya kampanyalar üzerinden şekillenmediğini belirten Hasan Basri Demir, ülkelerin dijital satıcı yetiştirme kapasitesinin giderek daha önemli hale geldiğini söyleyerek, "Gelecekte ülkeler sadece ihracat rakamlarıyla değil, kaç üreticiyi, kaç KOBİ’yi ve kaç markayı dijital pazarlara hazırladığıyla da öne çıkacak. Bir işletmenin farklı global ve bölgesel pazar yerlerinde başarılı olabilmesi için yalnızca ürün listelemesi yetmez. Doğru kategori seçimi, fiyatlandırma, reklam yönetimi, müşteri deneyimi, lojistik ve iade süreçleri bir bütün olarak yönetilmeli" diye konuştu.
Türkiye’nin bu alanda önemli bir bilgi birikimine sahip olduğunu vurgulayan Demir, e-ihracat eğitimlerinin ve satıcı geliştirme programlarının bölgesel işbirliklerinin ana başlıklarından biri olması gerektiğini ifade etti.
Global Seller Summit’te bölgesel dijital ticaret vizyonu ele alınacak
Türkiye’nin Türk Cumhuriyetler ve Körfez ülkeleriyle dijital ticaret alanında geliştirebileceği işbirliklerinin bu yıl Global Seller Summit’in önemli gündem başlıklarından biri olacağını belirten Demir, etkinlikte bölgesel e-ihracat fırsatlarının, pazar yeri entegrasyonlarının, lojistik modellerin ve satıcı geliştirme stratejilerinin ele alınacağını söyledi. Demir, "Global Seller Summit’te Türkiye’den başlayan, Türk Cumhuriyetler ve Körfez ülkelerine uzanan yeni bir dijital ticaret koridorunun nasıl inşa edilebileceğini konuşacağız. Bu koridor yalnızca ürün akışını değil; bilgi, teknoloji, ödeme sistemleri, lojistik altyapı, pazar yeri tecrübesi ve satıcı ağlarını da kapsamalı. Türkiye bu vizyonu hayata geçirebilecek kapasiteye sahip" şeklinde konuştu.
"İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri içinde Türkiye güçlü bir köprü olabilir"
Türkiye’nin yalnızca Türk Devletleriyle değil, aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri içinde de dijital ticaret alanında güçlü bir köprü rolü üstlenebileceğini belirten Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türk Cumhuriyetler ile kültürel ve tarihi bağlarımız, Körfez ülkeleriyle güçlü ticari ilişkilerimiz ve Avrupa’ya yakınlığımız Türkiye’ye eşsiz bir avantaj sağlıyor. Bu avantajı doğru dijital altyapı, güçlü işbirlikleri ve nitelikli satıcı ekosistemiyle desteklersek Türkiye, bölgesel e-ihracatın merkezi haline gelebilir. Önümüzdeki dönem, sadece ürün ihraç edenlerin değil, dijital ticaret ağı kurabilenlerin dönemi olacak."









