Osmanlı Cihan Devleti ordusunun manevi mirası "Sancak Mushafları" ilk kez sergileniyor

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sancak Mushafları" sergisi, Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi’nde sergileniyor

Yayınlanma Tarihi: 09.06.2026 09:47
|
Osmanlı Cihan Devleti ordusunun manevi mirası "Sancak Mushafları" ilk kez sergileniyor

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sancak Mushafları" sergisi, Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi’nde sergileniyor. Osmanlı Cihan Devleti’nin kara ve deniz kuvvetlerinde kullanılan en küçüğü 2,7 santimetre ve 9,3 gram ağırlığında olan 45 sancak mushafının yer aldığı sergi, bu alanda Türkiye’de ve dünyada gerçekleştirilen ilk kapsamlı sergi olma özelliği taşıyor. Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi Bölge Müdürü Salih Şahin, "Bu hatlar çok küçük boyutlarda, ancak mercek yardımıyla okunabilecek boyutlarda. Gubari yani ’toz’ denilen bir hat çeşidiyle yazıldılar. Gümüş tabaka üzerine işlenmiş Fatiha ve Yasin suresini içeren sancak mushafı, 1. Ahmed’in eşi ve 4. Murad’ın annesi olan Kösem Sultan’ın koleksiyonundan gelen bir eserdir. Rulo, dörtgen, altıgen gibi birçok farklı formdaki sancak mushaflarını bu sergide inceleyebilirsiniz. Bunlar özel kağıt ve özel mürekkep kullanılarak yazıldı" dedi.


İstanbul’da bulunan Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi, Osmanlı Cihan Devleti’nin askeri ve kültürel tarihinin önemli unsurlarından biri olan sancak mushaflarına ev sahipliği yapıyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesinde hazırlanan "Sancak Mushafları" sergisinde, kurum koleksiyonlarında muhafaza edilen ve geçmişte sancak alemlerinin içerisinde, gemi direklerinde ya da askerlerin üzerinde taşınan 45 sancak mushafı ilk kez bir araya getirildi.


Minyatür boyutlarıyla dikkat çeken eserler arasında 2,7 santimetre büyüklüğünde ve 9,3 gram ağırlığında olan sancak mushafı da bulunuyor. Sergide yer alan en eski eser ise 20 Aralık 1347 tarihini taşıyor. Gubari hatla yazılan, mercek yardımıyla okunabilecek kadar küçük boyutlardaki mushaflar, Osmanlı Cihan Devleti döneminde olduğu gibi daha önceki İslam devletlerinin kültürel mirasını da yansıtıyor.


Saltanat sancaklarında, Osmanlı donanmasına ait gemilerde ve savaş meydanlarında kullanılan sancak mushafları; dikdörtgen, sekizgen, kare ve rulo gibi farklı formlarıyla sergide ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Altın, gümüş, bakır, pirinç, deri ve kadife gibi farklı malzemelerden yapılan muhafazalarıyla dikkat çeken eserler arasında Kösem Sultan’ın koleksiyonundan geldiği değerlendirilen ve Fatiha ile Yasin surelerini içeren gümüş bir sancak mushafı da yer alıyor. Her gün 08.30-22.00 saatleri arasında ziyarete açık olan sergi, haziran ayı sonuna kadar Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi’nde görülebilecek.



"Hem Osmanlı’nın kara ordusunda hem de deniz kuvvetlerinde orduyu korumak için kullanılmıştır"


Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi Bölge Müdürü Salih Şahin, "Sancak Mushafları Sergisi, Türkiye Yazma Eserler Kütüphanelerimizde bulunan minyatür ya da küçük Kur’an-ı Kerimlerden oluşuyor. Türkiye’de ilk kez Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bu sergi açıldı. Sergide çeşitli ebatlarda ve hattatlar tarafından yazılmış mushaflar sergilenmektedir. Sergimizde yer alan sancak mushafları hem Osmanlı’nın kara ordusunda hem de deniz kuvvetlerinde orduyu korumak için kullanılmıştır. Bu sergi Türkiye’de, hatta dünyada ilk kez yapıldı. Sancak terimi tarihimizde "bayrak" ve "tuğ" gibi askeri semboller ve idari alanlarda kullanılan bir terimdir. Sancak terimi Peygamber Efendimizin(sallallahu aleyhi ve sellem) Sancak-ı Şerif’inden ismini almıştır. Onu temsilen Türk ordusu tarafından kullanılmıştır. Savaşlarda en önde sancaktarlar giderdi. İslam tarihinde Hz. Ali, Ebu Eyyûb el-Ensari, Abdullah bin Revaha, Mus’ab bin Umeyr gibi birçok meşhur sancaktar bulunmaktadır. Bunlar ordumuzda bir rol model oluşturmuştur. Bu kültür İslam dünyasından Türk kültürüne geçmiştir ve Türk ordusunda bu Sancak-ı Şerifler kullanılmaya başlanmıştır. Burada sergilediğimiz sancak mushafları da bu kültürün günümüze yansıyan eserlerinden oluşuyor. Kütüphanelerimizde birçok sancak mushafı bulunuyor. Bunlardan seçtiğimiz 45 sancak mushafını Beyazıt Yazma Eserler Kütüphanemizde halkımızın ziyaretine açtık. Sergiyi 3 ay sürecek şekilde programladık. Haziran sonuna dek sergimiz devam edecek" dedi.



"Askerler bunu boyunlarına koruyucu olarak takarlardı"


Sancak mushaflarının kullanılma biçimlerine değinen Şahin, "Sancak mushafları sancak aleminin içine muhafaza edilerek yerleştiriliyordu. Ayrıca gemilerde en yüksek olan sancak direğinin içine konulurdu. Askerler bunu boyunlarına koruyucu olarak takarlardı. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de Fatiha, Ayetel Kürsi gibi birçok koruyucu ayet bulunuyordu. Türk ordusunda Sancak-ı Şerif ve bayrak en önde gider. Bayrak devleti, sancak ise dini temsil eder. Buradaki amaç Allah’ın adını tüm yeryüzüne yaymaktır. Yani İslam’ı yaymak için sancaktar sancağı götürebildiği noktaya kadar götürürdü. Eğer cephede sancaktar vurulursa hemen arkadan gelen sancaktar sancağı alarak yere düşmesine engel olurdu. Sancak tam bağımsızlık anlamında sembolik bir değer taşıyor. Sancak mushafları sergimizde farklı boyutlarda bulunuyor. En küçüğü 2,7 santimetre ve 9,3 gram ağırlığındadır. Bunlar giderek daha büyük boyutlara ulaşmaktadır. Sergimizdeki en eski tarihli sancak mushafı 20 Aralık 1347 tarihini taşımaktadır. Diğer kütüphanelerimizde daha eskileri de bulunmaktadır. Osmanlı döneminde 19. yüzyıl sonlarına dek yazılan, hatta 1. Dünya Savaşı’nda askerlere dağıtılmak üzere matbu olarak basılmış sancak mushafları da bulunmaktadır" diye konuştu.



"Bu hatları cava hat kalemi ya da kirpi dikenleriyle yazıyorlardı"


Sancak mushaflarının gubari hat denilen çok küçük boyutlu bir hat yazı biçiminde ve yaşları 12-18 arasında olan genç hattatlar tarafından yazıldığını belirten Şahin, "Bu hatları cava hat kalemi ya da kirpi dikenleriyle yazıyorlardı. Bu hatlar çok küçük boyutlarda, ancak mercek yardımıyla okunabilecek boyutlarda. Gubari yani ’toz’ denilen bir hat çeşidiyle yazıldılar. Gümüş tabaka üzerine işlenmiş Fatiha ve Yasin suresini içeren sancak mushafı, 1. Ahmed’in eşi ve 4. Murad’ın annesi olan Kösem Sultan’ın koleksiyonundan gelen bir eserdir. Rulo, dörtgen, altıgen gibi birçok farklı formdaki sancak mushaflarını bu sergide inceleyebilirsiniz. Bunlar özel kağıt ve özel mürekkep kullanılarak yazıldı" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi
Haber Merkezi

Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...

Genel
Sıradaki Haberler