SOBE İNCLUSION Projesi NEÜ’de Tanıtıldı

Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim (SOBE) Vakfı tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği (AB) Erasmus+ programı kapsamında desteklenen “INCLUSION: Kültürel Miras İçin Kapsayıcı Dijital Hikâye Anlatıcılığı” projesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ)’nde düzenlenen özel bir oturumla üniversite öğrencilerine tanıtıldı.

Yayılama Tarihi: 10.03.2026 14:52
|
SOBE İNCLUSION Projesi NEÜ’de Tanıtıldı

SOBE Vakfı’nın yanı sıra Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA),Anadolu Üniversitesi, Artifactory (Yunanistan),Balkan Museum Network (Bosna-Hersek) ve SEALS (Hollanda) ortaklığında gerçekleştirilen ve başarıyla tamamlanan proje kapsamında düzenlenen etkinlikte; SOBE Vakfı Proje Yürütücüsü Dr. Ümit Savaş Taşkesen ile Proje Koordinatörü Şerife İlkaya, projenin geliştirilme sürecini ve özel gereksinimli bireylerin dünyasına kazandırdığı değerleri öğrencilerle paylaştı.

INCLUSION Projesi, Akademik Dünyanın Genç Ve Dinamik Kitlesiyle Buluştu”

Özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kültürel mirasa erişimi konusunda önemli bir adım olarak değerlendirilen INCLUSION projesi, akademik dünyanın genç ve dinamik kitlesiyle buluştu. Necmettin Erbakan Üniversitesi öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında; projenin ortaya çıkış sürecinden dijital hikayelerin hazırlanmasına kadar pek çok aşama detaylı şekilde ele alındı.

Erasmus+ programı kapsamında yürütülen proje; müzeler ve ören yerleri gibi kültürel miras alanlarının özel gereksinimli bireyler için daha anlaşılır ve erişilebilir hale getirilmesini amaçlıyor. Proje çerçevesinde Konya’nın önemli kültürel miras noktalarından Çatalhöyük ve Konya Arkeoloji Müzesi’nde otizmli bireyler ve aileleriyle gerçekleştirilen saha çalışmaları, üniversite öğrencilerinin en çok ilgi gösterdiği bölümler arasında yer aldı.

Sadece Bir Proje Değil, Bir Politika Önerisi geliştirdik”

Etkinlikte konuşan Proje Yürütücüsü Dr. Ümit Savaş Taşkesen, projenin akademik ve toplumsal çıktılarının önemine dikkat çekerek, “INCLUSION projesiyle yalnızca bir eğitim materyali üretmedik; aynı zamanda özel gereksinimli bireylerin kültürel haklarını savunan bir politika önerisi geliştirdik. Farklı disiplinlerden gelen uluslararası ortaklığımız sayesinde müze pedagojisi ile özel eğitimi dijital dünyada bir araya getirerek kapsayıcı dijital hikayeler oluşturduk. Üniversite gençliğinin bu kapsayıcılık vizyonunu sahiplenmesi, gelecekte tüm müzelerin herkes için erişilebilir ve anlaşılabilir hale gelmesi açısından son derece kıymetlidir” dedi.

Dr. Ümit Savaş Taşkesen, projenin tamamlanmasıyla birlikte hazırlanan dijital hikaye ve eğitim materyallerinin yakın zamanda geniş kitlelerin kullanımına açılacağını belirtti. Bu çalışmaların, kültür ve eğitim alanında “kapsayıcı içerik üreticiliği” gibi yeni mesleki alanların oluşmasına katkı sağlayabileceğini ve müzelerin toplumsal rolünü daha da güçlendireceğini vurguladı.

“Hikayelerimizi Onların Gözüyle Yeniden Yazdık”

Projenin saha çalışmalarına ilişkin deneyimlerini paylaşan Proje Koordinatörü Şerife İlkaya ise kapsayıcılığın insani boyutuna dikkat çekerek, “Saha çalışmalarımızda otizmli bireylerin ve ailelerinin müze deneyimlerini yakından gözlemledik. İlgi alanları, davranışları ve merakları doğrultusunda onların bilişsel ve duyusal ihtiyaçlarını merkeze aldık. Hikayelerimizi de bu doğrultuda yeniden şekillendirdik. Bizim için en büyük başarı, bir çocuğun dijital bir hikâye aracılığıyla binlerce yıl öncesinin kültürüyle bağ kurabilmesidir. Kapsayıcılık bir lütuf değil, bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Haber Merkezi
Haber Merkezi

Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...