Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE
—
—

Uzmanından meme kanseriyle mücadele eden kadınlar için uyarı

ADANA (İHA) – Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş, kanserle mücadele eden kadınlara yönelik sürekli güçlü ve pozitif olma beklentisinin de psikolojik bir yük oluşturabileceğine dikkat çekerek, "‘Pozit...

Yayınlanma Tarihi: 20.10.2026 10:07
|
Uzmanından meme kanseriyle mücadele eden kadınlar için uyarı

ADANA (İHA) – Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş, kanserle mücadele eden kadınlara yönelik sürekli güçlü ve pozitif olma beklentisinin de psikolojik bir yük oluşturabileceğine dikkat çekerek, "‘Pozitif düşün’, ‘Sen çok güçlüsün’ ya da ‘Moralini yüksek tutarsan iyileşirsin’ gibi iyi niyetli sözler, kişinin korkusunu, öfkesini veya üzüntüsünü dile getirmesini zorlaştırabilir" dedi.


Meme kanseri tanısı alan kadınlar, hastalıkla mücadele ederken yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da zorlu bir süreçten geçiyor. Tanı sonrasında yaşanan korku, tedavi sürecindeki belirsizlikler ve hastalığın tekrarlama endişesi, tedavi tamamlandıktan sonra da devam edebiliyor.


Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş açıklamalarda bulundu.



"Hastalık sürecinde kaygı, depresyon, yalnızlık ve belirsizlik duyguları sık görülüyor"


Meme kanseri tanısının kişinin yaşamında duygusal değişimlere de neden olduğunu belirten Giriş, hastalık sürecinde kaygı, depresyon, yalnızlık ve belirsizlik duygularının sık görüldüğünü söyleyerek, "Bir tetkik öncesindeki korku, tanının ardından gelen üzüntü ya da hastalığın tekrarlama endişesi son derece anlaşılır tepkilerdir. Ancak bu duygular uykuyu, tedavi kararlarını, ilişkileri, iş yaşamını, randevulara düzenli gitmeyi ya da gündelik yaşamı sürdürmeyi etkilemeye başladığında profesyonel destek almak önem kazanır" diye konuştu.



"Tedavi bittikten sonra psikolojik zorluklar artabilir"


Kanser tedavisinin farklı aşamalarında hastaların duygusal ihtiyaçlarının da değişebildiğini ifade eden Dilara Boyraz Giriş, tanı döneminde şok ve belirsizlik, aktif tedavi sırasında ise fiziksel yan etkiler ve günlük yaşamın sorumluluklarını yerine getirememenin ortaya çıkardığı zorlukların öne çıkabildiğini belirtti.


Tedavi sonrasındaki dönemin de psikolojik açıdan dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Giriş, "Bu dönem beklenmedik zorluklar getirebilir. Kişi yaşadıklarını ancak şimdi sindirmeye başlarken çevreden gelen destek azalabilir. Bu nedenle tedavinin bitiminden sonra psikolojik destek almak oldukça yaygındır. İleri evre meme kanserinde ise uzun süreli tedavi gören kişiler süregiden bir belirsizlikle yaşar, önceliklerini yeniden gözden geçirir ve hastalıkla birlikte yaşamayı öğrenir" ifadelerini kullandı.



"Sürekli güçlü olmak zorunda değilsiniz"


Meme kanseriyle mücadele eden kadınların çevrelerinden gelen iyi niyetli sözler nedeniyle duygularını bastırabildiğine dikkat çeken Dilara Boyraz Giriş, "Meme kanseri denildiğinde sıklıkla kullanılan pembe kurdele, dayanışmanın ve umudun güçlü bir simgesidir. Ancak çevreden sıkça duyulan ‘Pozitif düşün’, ‘Sen çok güçlüsün’ ya da ‘Moralini yüksek tutarsan iyileşirsin’ gibi iyi niyetli sözler, kişinin korkusunu, öfkesini veya üzüntüsünü dile getirmesini zorlaştırabilir. Bu duygular zayıflığın değil, hayatı tehdit eden bir deneyime verilen son derece insani tepkilerin göstergesidir. Duyguları bastırmak onları ortadan kaldırmaz; aksine yalnızlık hissini derinleştirebilir" dedi.



"Günlük yaşam etkilenmeye başladıysa destek alınmalı"


Kanser sürecinde ortaya çıkan duygusal zorlanmaların günlük yaşamı etkilemeye başlamasının önemli bir işaret olduğunu söyleyen Giriş, daha sonra şunları söyledi:


"Tedavi planınıza uymakta zorlanıyorsanız, günlük işlerinizi sürdürmekte güçlük çekiyorsanız, ani ve yoğun duygu durum değişiklikleri yaşıyorsanız veya gündelik hayatla baş etmek giderek zorlaşıyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir. Düşünce ve davranışçı odaklı terapi kaygı ve depresyon belirtilerini azaltmada, kabul ve kararlılık terapisi belirsizlikle birlikte yaşamayı öğrenmede, farkındalık temelli müdahaleler ise stres ve hastalığın tekrarlama korkusuyla baş etmede etkilidir. Benzer deneyimleri paylaşan kişilerin bir araya geldiği destek grupları da yalnızlık hissini azaltır" dedi.



"Destek olmak için doğru cümleleri bulmak gerekmiyor"


Meme kanserinin yalnızca tanı alan kişiyi değil, ailesini ve yakınlarını da etkilediğini belirten Giriş, "Yakınlar çoğu zaman ne söyleyeceklerini bilemez ve yanlış bir şey söyleme korkusuyla susmayı tercih edebilir. Oysa destek olmak için doğru cümleleri bulmak gerekmez; çoğu zaman yanında olmak ve dinlemek yeterlidir. ‘Her şey yoluna girecek’ demek yerine ‘Yanındayım, neye ihtiyacın olursa söyle’ demek, kişinin duygularını küçümsemeden ona alan açar. Yemek getirmek, bir randevuya eşlik etmek ya da sadece birlikte vakit geçirmek gibi somut destekler, büyük sözlerden çok daha anlamlıdır" diye konuştu.


Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş, psikolojik iyilik halinin, kanser bakımının ikincil ya da ‘lüks’ bir parçası değil, tedavinin ayrılmaz bir bileşeni olduğunu da sözlerine ekledi.

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...