Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE
—
—

Bolulu altın ustası, 69 yıldır 20 metrekarede altına hayat veriyor

Bolu’da tarihi Taşhan’daki 20 metrekarelik dükkanında altın, gümüş ve bakır tamiri yapan 77 yaşındaki Hayati Karademir, 69 yıldır ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor

Yayınlanma Tarihi: 12.04.2026 13:57
|
Bolulu altın ustası, 69 yıldır 20 metrekarede altına hayat veriyor

Bolu’da tarihi Taşhan’daki 20 metrekarelik dükkanında altın, gümüş ve bakır tamiri yapan 77 yaşındaki Hayati Karademir, 69 yıldır ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor. Yeni nesil çırakların meslekten çok paraya önem verdiğini ve sektörde temelden yetişen usta kalmadığını belirten Karademir, "Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı" dedi.


Bolu’nun Büyükcami Mahallesi’nde bulunan tarihi Taşhan’da kuyumcu tamirciliği yapan Hayati Karademir, mesleğe 8 yaşında başladı. 69 yıldır sektörün içinde olan ve zamanla değerli eşya tamirciliğine yönelen Karademir, 2 oğlunu da bu meslekte yetiştirdi. 3 yıl önce evlatlarından birini kaybeden usta isim, kaynak ve inceltme makineleriyle yıllara meydan okuyor. 20 metrekarelik dükkanında altın gibi değerli eşyaları tamir eden Karademir, ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor.



"Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor"


Bir çırağın babasının yanında yetişmesinin doğru olmadığını tecrübesi ile söyleyen Hayati Karademir, "Mesleki düzenlerde illaki bir çırak, usta yanında yetişecek. Babasının yanında olunca rahat oluyor. Usta yanında mecburen dikkatli olmak zorundasın. Ne denirse yapmak ve iyi takip etmek zorundasın. Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor. Pek sıkıntı çekmek istemiyorlar. Daha kapıdan girene bir şey öğretmek istediğimde önce, ‘Ne kadar para vereceksin? Haftada kaç gün izin vereceksin?’ sorusunu soruyor. ‘Sabahları kaçta geleceğim?’ diye soruyor. Ben Eskişehir’deki çıraklık dönemimde 7’yi 10 geçe dükkan açardım" dedi.



"Eskiden tamir zordu"


Eskiden bakır, gümüş ve altın ürünlerinin tamirinin daha zor yapıldığını belirten Hayati Karademir, "Eskiden ayakla çalışan körükler vardı. Futbol topunun içi dediğimiz kısım körüğün üstüne yerleştirilir. Ayakla basılınca o topun içi şişer ve ağzından çıkan hava kenarda duran benzin deposuna girer. O ayakla bastığımız hava benzin deposu içerisindeki havaya karışarak kaynak yapılırdı. Eskiden zordu ayak ve ellerin sürekli çalışması gerekiyordu. Şimdi kaynak ile eriterek yapıyoruz" diye konuştu.



"Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar"


Teknolojinin ilerlemesiyle fabrikasyon ürünlerinin arttığını ve ayırt edilmesinin zor olduğunu vurgulayan Hayati Karademir, "Teknoloji büyüdükçe her şeyin fabrikasyonu yapılabiliyor. Hem de seri halde. Son zamanlarda öyle metaller yapılıyor ki görünüşü altın gibi. Biz dahi zor ayırt ediyoruz. Biz kuyumculukta dürüstlük ve doğruluk çok önemlidir. Altın ve gümüşte genelde ayar olur. Damga olur, damgası bir şey satılamazdı. Hiç kimse altın olmayan bir şeyi satıp para kazanmayı düşünmezdi. Sahtekarlık hiç akla gelmezdi. Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı. Bolu’da 50, 60 tane kuyumcu var. Temelden bilgili olan kalmadı" şeklinde konuştu.



"En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir"


Meslekte kullanılan ürünlerin tehlikesinden de bahseden Karademir, "En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir. Bu genelde ele ve vücuda temas ettiği zaman yakar. Korunmak önemlidir. Bunun yanında yine siyanür kullanırız. Siyanür çok tehlikeli ve zehirli bir maddedir. Aynı su içerisine karıştırılırsa mideye inen o asit kişiyi ölüme dahi götürebilir" ifadelerine yer verdi.

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...