Menü
Son Dakika :
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE
İkindi 16:42
Akşam: 19:15
Arama

Dirsek ağrısının sessiz nedeni: Tenisçi dirseği

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof

Yayınlama Tarihi: 06.01.2026 10:20
|
Dirsek ağrısının sessiz nedeni: Tenisçi dirseği

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Serin, tenisçi dirseği rahatsızlığında ameliyat dışı tedavilerle hastaların yaklaşık yüzde 95’inde başarılı sonuçlar alındığını söyledi.


Halk arasında "tenisçi dirseği" olarak bilinen lateral epikondilit, yalnızca sporcuları değil, masa başı çalışanlardan el işi yapanlara kadar pek çok kişiyi etkileyebilen, yaşam kalitesini sessizce düşüren bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Acıbadem Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erhan Serin, bu yaygın dirsek ağrısının nedenlerini ve etkili tedavi yollarını anlattı.


Dirsek çevresinde en sık karşılaşılan kas-iskelet sistemi sorunlarından birinin tenisçi dirseği olduğunu belirten Prof. Dr. Erhan Serin, "Bu rahatsızlığın temelinde tekrarlayan ve zorlayıcı hareketler yatıyor. Ön kolu hareket ettiren kasların dirsek dışındaki yapışma noktasında, zamanla oluşan mikro hasarlar önce bir iltihaplanma sürecini, ardından da doku yıpranmasını beraberinde getiriyor. Bu süreç hastalarda giderek artan bir ağrıya neden oluyor. Ağrı genellikle dirseğin ve ön kolun dış tarafında hissedilir, zorlayıcı hareketlerle belirgin şekilde artar. Bazı hastalarda bu ağrı gece uykusunu bozacak kadar şiddetli olabilir. Toplumun yaklaşık yüzde 1-3’ünü etkileyen tenisçi dirseği, kadın ve erkeklerde benzer oranlarda görülürken, özellikle 30-60 yaş aralığında daha sık karşımıza çıkıyor" diye konuştu.



"Spor değil, yanlış teknik tenisçi dirseğini tetikleyebilir"


Tenisçi dirseğinin yalnızca spor yapanlara özgü bir sorun olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Serin, "El gücünün yoğun kullanıldığı işler, uzun süreli ve tekrarlayan hareketler, günde bir saatten fazla aynı el-bilek aktivitesinin yapılması tenisçi dirseği riskini artırıyor. Sigara kullanımı ve bazı hastalarda uzun süreli kortizon kullanımı da tendon dokusunun iyileşme kapasitesini olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle raket sporlarında yanlış teknik, uzun süreli ve sık oyun, raketin sap uzunluğu ve ağırlığının kişiye uygun olmaması dirseğe binen yükü artırarak sorunu tetikleyebiliyor. Raket sporlarının yanı sıra okçuluk, kriket, eskrim, golf ve dağcılık gibi branşları da lateral epikondilit ile ilişkili" ifadelerini kullandı.


Tenisçi dirseğinde en sık görülen belirtinin dirseğin dış kısmında hissedilen ağrı olduğunu anlatan Serin, "Başlangıçta yalnızca zorlayıcı hareketlerle ortaya çıkan bu ağrı, zamanla kavrama gücünde azalma, el bileğini kullanmakta zorlanma ve ileri evrelerde dirsek hareketlerinde kısıtlılıkla kendini gösterebilir" ifadelerini kullandı.


Tanının çoğu zaman hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve fizik muayene ile kolaylıkla konulabildiğini ifade eden Prof. Dr. Serin, uzun süre devam etmeyen olgularda ultrasonografi veya MR gibi ileri görüntüleme yöntemlerine genellikle ihtiyaç duyulmadığını, muayene sırasında uygulanan bazı özel testlerin tanıyı desteklediğini kaydetti.



"Tenisçi dirseği tedavisiz iyileşebilir"


Tedavide temel hedeflerin ağrıyı azaltmak, tendon dokusunun iyileşmesini sağlamak, dirsek fonksiyonlarını geri kazandırmak ve hastalığın tekrarlamasını önlemek olduğunu vurgulayan Serin, "Lateral epikondilitte ameliyat dışı tedaviler hastaların yaklaşık yüzde 95’inde başarılı sonuçlar veriyor" diye konuştu.


Tedavi sürecinin çoğu zaman aktivite düzenlemesi, istirahat ve kısa süreli iltihap giderici ilaç kullanımıyla başladığını da belirten Serin, soğuk uygulama, egzersizler, ortezler, fizik tedavi yöntemleri ve gerekli durumlarda enjeksiyonların da tedavi seçenekleri arasında yer aldığını kaydetti.


Ağrıyı artıran hareketlerden kaçınmanın önemine dikkat çeken Serin, sporcularda ise 6-12 hafta spora ara verilmesi, spora özgü germe ve güçlendirme egzersizleri ile doğru teknik ve uygun ekipman kullanımının tedavinin başarısını belirleyen temel unsurlar olduğunu sözlerine ekledi.

Haber Merkezi
Haber Merkezi

Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...