Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Amacımız, çocuğun suça sürüklenmeden önceki riskleri, olduğu andan itibaren minimize etmek, ortadan kaldırmak" dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, NTV’de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Göktaş, programda suça sürüklenen çocuklara yönelik hazırlanan kanun teklifi, sosyal medya düzenlemesi, kreş ve çocuk bakımevlerine yönelik çalışmalar ile Aile ve Gençlik Fonu kapsamındaki desteklere ilişkin konuştu. Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda çocukları suça sürüklenmeden önce koruma mekanizmalarının nasıl güçlendirilebileceğinin ele alındığını belirten Göktaş, Bakanlık olarak komisyonun çalışmalarına katkı sunduklarını söyledi. Göktaş, komisyonda çocukları suça sürüklenmeden önce koruma mekanizmalarının nasıl güçlendirilebileceğinin ele alındığını belirterek, Bakanlık olarak komisyonun çalışmalarına katkı sunduklarını söyledi. Kanun teklifiyle çocukları koruyucu ve suçu önleyici mekanizmaların güçlendirileceğini vurgulayan Göktaş, "Amacımız, çocuğun suça sürüklenmeden önceki riskleri, olduğu andan itibaren minimize etmek, ortadan kaldırmak. Adli sürece giren çocuklarla ilgili de sürecin en başından itibaren yargıyla ve ilgili bütün kurumlarla sıkı bir işbirliği içerisinde, etkin bir koordinasyon mekanizması oluşturmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.
"Bizim amacımız çocuğu daha da cezalandırmak değil"
Bakan Göktaş, çocuklara yönelik tedbir mekanizmalarının tek çatı altında toplanacağını belirterek, çocuğun adli sürece girmesiyle ilgili kurumların eş zamanlı bilgilendirileceğini ve koruyucu tedbirlerin gecikmeden uygulanacağını söyledi. Bakanlık koordinasyonunda ilgili kurumların sürece entegre edileceğini ve yerelde de valilikler bünyesinde kurulacak komisyonlarla çocuklara yönelik tedbirlerin, vaka bazlı takip edileceğini aktaran Göktaş, şöyle devam etti:
"Biz de Bakanlık merkezinde bu izleme sistemini oluşturup, tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanmasını takip edeceğiz. Amacımız aslında riski minimize etmek. Oluşan riski en başından itibaren tespit etmek ve bu riski büyümeden, tekrar olmadan ve başka unsurları da devreye almadan doğrudan sürece dahil olmak. Bu çok kritik bir adımdı. Diğer yandan aslında bu yeni süreçte her bir kurumun rolü çok net bir şekilde belirleniyor ve çocuğu merkeze alıyoruz."
Bakan Göktaş, yasal mevzuatta ‘Yönlendirici tedbirler’ maddesinin bulunduğunu bildirerek, "Burada da çocuğu rehabilite edebilecek mekanizmaları devreye alıyoruz. Sosyal inceleme raporu yapıyoruz. Bakanlık olarak işlediğimiz bütün sosyal inceleme raporlarında sadece çocuğun kendisini değil, bütün çevresini, ailesini, okulla irtibatını, bütün bu süreci birlikte takip ediyoruz" açıklamasında bulundu.
Günümüzde risklerin farklılaştığına dikkati çeken Bakan Göktaş, "Bireysel radikalleşme artıyor, çocukların bu halini bilen ve çocukları da maalesef hedef alan belli gruplar var. Dolayısıyla bizim yasamızın temel amacı, bir yandan koruma, bir yandan önleme, varsa bir konu rehabilite etme ve ondan sonra da destek mekanizmalarını güçlendirerek çocuğun iyilik halini güçlendirerek, topluma yeniden kazanmasını sağlamak" dedi.
Bakan Göktaş, "Bizim amacımız çocuğu daha da cezalandırmak değil. En temelinden olaya müdahale etmek ve bütün kurumların, bütün paydaşların etkili bir şekilde bu sürece dahil edilmesi, sorumluluk alması ve çocuğun üstün yararını gözeterek onu tekrar topluma kazandırmak" açıklamasında bulundu.
"Veliye de 3 günden 10 güne kadar bir tazyik cezası öneriliyor"
Bakan Göktaş, yeni düzenlemede bağımlılık nedeniyle tehlike oluşturan 18 yaş altı çocukların da zorunlu yatışını sağlamak ve tedavi sürecine dahil etmenin yer aldığını belirtti. Çocuğun tedavi edilmesi gerekiyorsa ailenin rızasını gözetmeden zorunlu tedavi altına aldıklarını söyleyen Bakan Göktaş, şunları kaydetti:
"Çocuğun durumunu görmezden gelen veya ilgili sorumluluğu almayan ailelerle karşılaşabiliyoruz. Örneğin Maraş’taki olaydaki gibi. Aile çocuğun sağlık durumuyla ilgili bir durumu görmezden geliyor. Bu nedenle bu yeni yasal düzenlemeyle beraber de koordinasyonu güçlü bir şekilde uyguluyoruz. Fakat bu tedbir kararını uygulamakta imtina eden özellikle veliye de 3 günden 10 güne kadar bir tazyik cezası öneriliyor. Tabii uymayan velilere de cezai sorumluluk yapıyoruz."
Bakan Göktaş, risklerin erken yaşta tespitiyle çocuğun tekrar topluma kazandırabileceğini ifade ederek, "Bakanlığımızın çok yoğun bir tecrübesi var. Devlet koruması, rehberlik, danışmanlık ve tedbir mekanizmalarıyla ilgili. Mevcut tedbir mekanizmalarımızı oldukça güçlendiren ve bu dönemin ihtiyaçlarını gözeten, hem sahanın ihtiyaçlarını gözeten, hem ailelerin ihtiyaçlarını gözeten hem de bu yeni risklere karşı gerçek önlemleri almamıza yönelik de önemli bir adım atmış oluyoruz" diye konuştu.
"Çocuğu en başından itibaren takip edebileceğiz"
Bakan Göktaş, bütün kurumların iletişiminin görülebileceği bir mekanizma oluşturduklarını belirterek, mekanizmanın merkezinde tamamen çocuğun iyilik halinin olduğu sistem kurguladıklarını söyledi. Düzenleme ile çocuğun ihtiyaçlarının net bir şekilde görüleceğine dikkati çeken Bakan Göktaş, "Bakanlık olarak bir yönetmelik çıkaracağız, özellikle bu ilgili kurumlarla beraber. Bütün bu tedbirlerden en başından itibaren haberdar olduğumuz için çocuğu en başından itibaren takip edebileceğiz, sadece kendisini değil aslında aileleri de. Biz zaten bakanlık olarak sosyal risk haritasıyla suça sürüklenen veya risk altında olan çocukları yakın takibe almaya başlamıştık birkaç ay öncesinden. Bununla beraber tedbir mekanizmalarımızı da oldukça güçlendirmiş olacağız" dedi.
Bakan Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelede de benzer bir koordinasyon mekanizmasının bulunduğunu, ilgili bakanlıklarla yürütülen bu mekanizmanın etkin şekilde işlediğini, düzenli izleme ve değerlendirme süreçleri sayesinde müdahale kapasitesinin de güçlendiğini kaydetti. Göktaş, Türkiye’ye özgü 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi, 15-18 yaş arasındaki çocuklara yönelik de ayrıştırılmış içeriği hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Ekim ayında yönetmeliğimiz çıkacak ve etkin bir şekilde artık Türkiye’de uygulanmaya başlayacak" diye konuştu.
Ailelerin iş ve aile yaşamı arasındaki dengeyi güçlendirmeye yönelik yeni adımlar attıklarını belirten Göktaş, kreşlerin açılması ve işletilmesine ilişkin mevzuatı güncelleyerek, belediyeler ile kamu kurumlarının kreş açmasına yönelik standartları belirleyen bir yönetmeliği hayata geçirdiklerini söyledi. Kamu kurumlarındaki çocuk bakımevlerinin sayısını artıracaklarını belirten Göktaş, bu alandaki bürokratik engelleri azaltmayı hedeflediklerini ifade etti. Göktaş, "Sağlıkçıların çok yoğun bir talebi vardı. 7-24 çalışma usulü ile beraber onlara da kendi kurumlarında çocuk bakım evi hayata geçiriyoruz. Bunu da ilk defa bir standarda eriştiriyoruz. Amacımız çocuklarımıza güvenli ortamlar sağlamak" ifadelerini kullandı.
Aile ve Gençlik Fonu’na Türkiye genelinde 290 bin 213 başvurunun olduğunu aktaran Bakan Göktaş, çocuk sahibi olanlara destek sağlandığını ve dün akşam itibarıyla 15 bin 101 bebeğin dünyaya geldiğini dile getirdi.









