ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 4. gününe girilirken, yaşananların İran’da iç çatışmaları ve muhtemel iç savaşı tetikleyeceği belirtildi.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse, Ortadoğu’daki her savaş ve çatışmanın bölgemizi ve ülkemizi olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Köse "Göç, artan enerji maliyetleri, istikrarsızlık ve insan krizi; her şekilde, soğuk savaşın bitiminden itibaren Irak’ta yaşananlardan günümüze kadar doğrudan ülkemizi olumsuz etkiliyor. Göç hareketlerini engellemek çok güç, sınırları korumak çok güç. Bunun bir de insanî boyutu var. Enerji fiyatlarının artışı, istikrarın bozulması ve ekonomik problemler Tam da bunun ortasındayız, göbeğindeyiz. İkinci Dünya Savaşı’nda ülkemiz savaşın ateşinin tam ortasındaydı. Savaş dışı kalmayı başarmıştı; bu başarı yine sağlanabilir fakat etkilerinden tamamen kurtulmak imkansız" dedi.
Son yüz yıla, uluslararası ilişkiler ve devletlerarası politikalara bakıldığında normatif liberal düşüncelerin ve uluslararası örgütlerin egemen olduğu dönemler olduğuna dikkat çeken Köse "Bu dönemlerde dünya daha barışçıldı. Fakat normların ortadan kalktığı, anomalilerin yaygınlaştığı dönemlerde dünya barıştan uzak, çatışmalara savrulan bir hâl alıyor. Şu anda dünyada iki lider; Netanyahu ve Trump, hiçbir uluslararası normu dikkate almıyorlar. Hiçbir uluslararası kural gözetmeksizin dünyanın herhangi bir yerine saldırı düzenleyebileceklerini düşünüyorlar. Uluslararası ilişkilerde "güç haklı kılar" diye çok yaygın bir kavram vardır. Şu anda tam da bu durumla karşı karşıyayız. Gücün haklı kıldığı hiçbir ortamda normlardan, uluslararası hukuktan, örgütlerden ve barıştan söz etmek mümkün olmaz. Trump rakiplerini ’Kaldır ya da yok et’ anlayışıyla şu anda açık bir şekilde uyguluyor: Venezuela başkanını evinden kaldırdı ve İran’daki yönetici kadrolar dahil pek çok kişi öldürüldü. Bu müdahaleler ABD dış politikası içinde yer alıyor ve dünya politikasında aktif şekilde uygulanıyor" diye konuştu.
"İran’da huzursuz, mutsuz bir toplum vardı; mevcut yönetimden bıkmış bir toplum söz konusuydu. Bu toplumun tamamı değil, ancak büyük bir çoğunluğu bu görünümdeydi" diyen Prof. Dr. İsmail Köse "İran’ı şu anda büyük bir iç çatışma sarmalı bekliyor benim öngörüm, umarım yanılırım. Şu anda yangın var. Apartman yanarken herkes yangını söndürmeye uğraşıyor; İran’daki durum da buna benziyor. Yangın söndüğünde ise herkes kendi malını kurtarmanın peşine düşecek. Bu da İran’da iç çatışmaları ve muhtemel iç savaşı tetikleyecek. Burada Devrim Muhafızları büyük bir imtihanla karşı karşıya kalacaklar. Rafsancani döneminden sonra, Humeyni döneminde ve Hamaney döneminde İran’daki tüm güçleri ellerinde tuttular. Fakat o gücü ne kadar ellerinde tutabilecekleri ve kendi iç birliklerini ne kadar sağlayabilecekleri büyük bir soru işareti. Sanki ABD bu savaşı planlamış gibiydi bu yönde yazılar da yer aldı. ABD, İran’ı oyalıyor, ilk fırsatta saldırdı ve bu saldırıların planlandığı ortaya çıktı. İran’ı güzel günler beklemiyor. İran’daki rejim hemen değişmeyecek, hemen devrilmeyecek; Suriye’de olduğu gibi bu süreç biraz sürecek. Fakat bu şekilde ayakta kalması imkânsız gibi görünüyor, çünkü halk desteğini kaybetmiş bir rejimden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.









