ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukaya ilişkin, "Abluka, bombardımandan biraz daha etkili. Şu an boğuluyorlar ve durum onlar için daha da kötü olacak. Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar. Ben de ablukayı kaldırmak istemiyorum, çünkü onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyorum" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İran arasındaki askeri ve diplomatik gerginliklere yönelik yeni açıklamalarda bulundu. ABD merkezli haber sitesi Axios’a konuşan Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ABD ablukasının kaldırılmasına ve nükleer müzakerelerin gelecek süreçte ele alınmasına yönelik teklifini reddettiğini söyledi.
ABD Başkanı, ABD’nin İran’ın nükleer programına ilişkin kaygılarını sonlandıracak bir anlaşma sağlanana kadar ablukanın süreceğini kaydetti. Trump ayrıca, İran’ın yürürlükteki abluka nedeniyle zor bir durumda olduğunu vurgulayarak, "Abluka, bombardımandan biraz daha etkili. Şu an boğuluyorlar ve durum onlar için daha da kötü olacak. Nükleer silaha sahip olamazlar" dedi.
İran’ın anlaşma yapmak istediğini ancak kendisinin de ablukayı sonlandırmak istemediğini belirten ABD Başkanı, "Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar. Ben de ablukayı kaldırmak istemiyorum, çünkü onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyorum" ifadelerini kullandı.
CENTCOM’un saldırı planı iddiası
Axios ayrıca, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) müzakere sürecindeki tıkanıklığı aşmak amacıyla İran’a yönelik "kısa ve güçlü" bir saldırı planı hazırladığını öne sürdü. Söz konusu planda altyapı hedeflerini de kapsayan çeşitli askeri faaliyetlerin bulunduğu iddia edildi. Saldırıların ardından Washington yönetiminin, Tahran’ı yeniden müzakere masasına dönmeye ve daha esnek bir tutum sergilemeye zorlaması beklendiği öne sürüldü.
Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda Hürmüz Boğazı’ndaki abluka nedeniyle İran’ın ihracatının durma noktasına geldiğini savunmuştu. Trump, Tahran’ın ihraç edemediği petrol nedeniyle depolama tesislerinin dolduğunu ve bunun yakın vadede enerji altyapısında ciddi hasara yol açabileceğini öne sürmüştü. Trump’ın bu açıklamaları, uzmanlar tarafından "abartılı ifadeler" olarak değerlendirilmişti.









