Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığına yönelik risklerin giderek arttığını belirterek, "Karadeniz bir savaş alanı değil, barışın, ticaretin ve iş birliğinin denizi olmalıdır. Eğer Karadeniz’deki saldırıları sınırlandırmaz veya bitirmezsek bunlar daha da artabilir" dedi. Celal, Ukrayna’nın sivil gemiler, ticari limanlar ve enerji altyapısına yönelik saldırıların karşılıklı olarak durdurulmasını öngören Türkiye’nin moratoryum girişimini desteklemeye hazır olduğunu da söyledi.
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Ukrayna’nın bağımsızlığını yeniden kazanmasının 35’inci yıl dönümü dolayısıyla Büyükelçilikte basın toplantısı düzenledi. Celal, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki gelişmeler, Karadeniz’in güvenliği, ateşkes ve barış müzakereleri ile Türkiye-Ukrayna ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin 1918 yılında Ukrayna Halk Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk devletlerden biri olduğunu hatırlatan Büyükelçi Celal, "Bu gelenek 1991 yılında da devam etti. Türkiye Cumhuriyeti, 16 Aralık’ta Ukrayna’nın yeniden kazandığı bağımsızlığını tanıdı. Geçtiğimiz 35 yıl içinde Ukrayna ve Türkiye birlikte uzun bir yol katetti. Bugün ilişkilerimiz stratejik niteliktedir" ifadelerini kullandı.
"Ukrayna 13 yıldır kendisini savunmak zorunda"
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının 2014 yılında Kırım’ın işgaliyle başladığını belirten Celal, "Ukrayna, 13 yıldır Rus saldırganlığına karşı kendisini savunmak zorunda. Cephedeki durum zor olmaya devam ediyor. Rus birlikleri Ukrayna’nın doğusunda ve güneyinde saldırılarını sürdürüyor. Ancak Rusya’nın bu savaşı kazandığı yönündeki iddialar sahadaki gerçek durumu yansıtmıyor" dedi.
Ukrayna tarafının verilerine göre Rusya’nın ölü ve yaralı toplam kaybının 1 milyon 478 bini aştığını söyleyen Celal, Ukrayna Savunma Kuvvetlerinin yalnızca savunma yapmadığını ifade etti. Celal, Ocak-Ağustos 2026 döneminde Dnipropetrovsk ve Donetsk bölgeleri sınırındaki operasyonlar sonucunda 745 kilometrekarelik alanın geri alındığını söyledi.
Rusya’nın yeni seferberliğe hazırlandığı iddiası
Rusya’nın savaş kapasitesini korumak amacıyla daha fazla insan ve kaynak kullandığını ileri süren Büyükelçi Celal, Ukrayna istihbaratının verilerine göre Rusya’nın 21 Eylül’de yapılacak Devlet Duması seçimlerinin ardından yeni bir seferberlik dalgasına hazırlandığını söyledi. Celal, söz konusu seferberlik kapsamında en az 300 bin kişinin daha askere alınmasının planlandığını öne sürdü.
"Moskova-Pyongyang iş birliği küresel güvenlik için tehdit"
Rusya’nın Kuzey Kore kaynaklarını savaşa giderek daha fazla dâhil ettiğini söyleyen Celal, Kursk bölgesine yaklaşık 8 bin 500 Kuzey Koreli askerin konuşlandırıldığını ve bunların yaklaşık 400’ünün İHA operatörü olduğunu iddia etti. Rusya’nın Kuzey Kore’den 50 bine kadar ilave asker talep edebileceğini ileri süren Celal, "Bu artık yalnızca Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşla ilgili bir mesele değildir. Moskova ile Pyongyang arasındaki iş birliği küresel güvenlik için giderek daha ciddi bir tehdit oluşturuyor" diye konuştu.
"Hava saldırılarında ciddi artış var"
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik hava saldırılarında ciddi artış yaşandığını ifade eden Celal, her hafta binlerce saldırı İHA’sı, güdümlü hava bombası ve balistik füzeler dâhil onlarca füzenin kullanıldığını söyledi. Başkent Kiev’in 2026 yılında yoğun saldırılara maruz kaldığını aktaran Celal, 20 Ağustos gecesi düzenlenen saldırıda konutların, bir okulun ve sağlık kuruluşunun vurulduğunu, 17 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 kişinin yaralandığını belirtti. Celal, 21 Ağustos’ta Krıvıy Rih’e düzenlenen saldırıda ise 16 kişinin hayatını kaybettiğini, aralarında 6 çocuğun da bulunduğu 140 kişinin yaralandığını söyledi. Yalnızca temmuz ayında Ukrayna’da en az 437 sivilin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 610 sivilin yaralandığını belirten Celal, "Cephe hattına yakın bölgelerde Rus dron operatörleri sivil araçları ve insanları kasıtlı olarak hedef alıyor. Bunlar savaşın tesadüfi sonuçları değildir. Sivil halka karşı sistematik bir terör uygulaması görüyoruz" dedi.
Ukraynalı savaş esirlerinin infaz edildiği iddiası
Ukraynalı savaş esirlerinin durumuna da değinen Celal, Rus askerlerinin teslim olan en az 345 Ukraynalı askeri infaz ettiğini, 375 Ukrayna vatandaşının ise Rus esaretinde hayatını kaybettiğinin doğrulandığını öne sürdü. Celal, uluslararası kuruluşların Ukraynalı savaş esirleri ve sivillere erişiminin sağlanması gerektiğini belirterek, Rusya’nın bu erişime izin vermediğini savundu.
"Ukrayna şartsız ve kapsamlı ateşkese hazır"
Ukrayna’nın derhal şartsız ve kapsamlı bir ateşkese hazır olduğunu belirten Celal, Ukrayna Devlet Başkanı Volodımır Zelenskıy’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye’de görüşebileceğini defalarca açıkladığını söyledi. Görüşmenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğu ve katılımıyla da gerçekleştirilebileceğini belirten Celal, "Diplomasi için iki tarafın da hazır olması gerekir. Savaşın devam etmesinin bedeli Rusya için siyasi, askerî ve ekonomik açıdan barıştan daha ağır olmalıdır. Diplomasi, yaptırım baskısı ve Ukrayna’ya destek birbirine karşı değildir. Tam tersine bunların hepsi aynı sürecin parçalarıdır" dedi.
"232 sivil gemiye saldırı kaydedildi"
Karadeniz’deki gelişmelerin Türk kamuoyu açısından ayrıca önem taşıdığını vurgulayan Celal, savaşın başlamasından bu yana Ukrayna’nın liman altyapısına ait en az bin 54 tesisin zarar gördüğünü veya kullanılamaz hâle geldiğini söyledi. Celal, "232 sivil gemiye saldırı kaydedildi. Bunların 30’dan fazlası yalnızca 2026 yazında gerçekleşti. Bu saldırılar sonucunda Ukrayna ve diğer ülkelerin 307 vatandaşı hayatını kaybetti veya yaralandı. 17 Ağustos’ta Rusya’nın Odesa bölgesindeki liman altyapısına yönelik saldırısında Togo bayraklı bir sivil gemi daha hasar gördü" ifadelerini kullandı.
"30 milyon tondan fazla tarım ürünü dünya pazarlarına ulaşamayabilir"
Saldırıların sonuçlarının Ukrayna sınırlarının ötesine uzandığını belirten Celal, Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığının değerlendirmelerine göre Rus saldırıları nedeniyle 30 milyon tondan fazla Ukrayna tarım ürününün dünya pazarlarına ulaşamayabileceğini söyledi. Rusya’nın işgal altındaki bölgelerden Ukrayna tahılını yasa dışı yollarla çıkardığını savunan Celal, yalnızca 2025 yılında 2 milyon tondan fazla tahılın Afrika, Asya, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına gönderildiğini ileri sürdü. Celal, bu faaliyetlerde Azak ve Karadeniz limanları, paravan şirketler ve "gölge tahıl filosu" olarak nitelendirdiği gemilerin kullanıldığını iddia etti.
Türk denizciler için taziye mesajı
Karadeniz’deki savaşın sivil deniz taşımacılığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkati çeken Celal, farklı ülkelerden denizciler arasında hayatını kaybedenler ve yaralananlar bulunduğunu, ölenler arasında Türk vatandaşlarının da yer aldığını söyledi. Celal, "Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın Karadeniz’de oluşturduğu tehlikeler nedeniyle hayatını kaybeden denizcilerin ailelerine ve yakınlarına en içten taziyelerimi sunmak istiyorum. Bizim için kaybedilen her insan hayatı, vatandaşlığı ne olursa olsun, bir trajedidir" şeklinde konuştu.
Celal, Ukrayna’nın olayların şartlarının açıklığa kavuşturulması ve sivil deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması amacıyla Türkiye ile iş birliğine hazır olduğunu kaydetti.
"Rus saldırganlığından önce Karadeniz savaş alanı değildi"
Karadeniz’deki mevcut durumun temel nedeninin doğru anlaşılması gerektiğini söyleyen Celal, şöyle devam etti:
"Rus saldırganlığından önce Karadeniz bir savaş alanı değildi. Kırım’ı işgal eden, yarımadayı askerileştiren, geniş çaplı savaşı başlatan ve Karadeniz’in önemli bir bölümünü savaş alanına dönüştüren Rusya’dır. Rusya sistematik olarak Ukrayna limanlarını, tahıl terminallerini, enerji altyapısını ve sivil gemileri hedef alıyor. Aynı zamanda kendi limanlarını ve ticari filosunun bir bölümünü savaşını desteklemek için kullanıyor."
Denizcilere seyir uyarısı
Ukrayna’nın bu şartlarda meşru müdafaa hakkını kullandığını savunan Celal, sivil deniz taşımacılığına yönelik risklerin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini vurguladı. Karadeniz’in bazı bölgelerinin resmi seyir uyarıları doğrultusunda deniz trafiğine kapalı olduğunu hatırlatan Celal, gemi sahipleri, işletmeciler ve gemi mürettebatına şu çağrıda bulundu:
"Bu riskleri son derece ciddiye alın, seyir uyarılarına kesinlikle uyun ve deniz trafiğine kapalı bölgelere girmeyin. Devam eden savaş nedeniyle yüksek riskin bulunduğu Rus limanlarından ve Rusya’nın karasularından uzak durun. Hiçbir ticari gerekçe denizcilerin hayatının riske atılmasını haklı gösteremez. Onların güvenliği mutlak öncelik olmalıdır."
Türkiye’nin moratoryum girişimine destek
Ukrayna’nın Karadeniz’de sivil gemilere, ticari limanlara ve enerji altyapısına yönelik saldırılar konusunda karşılıklı moratoryum öngören Türkiye’nin girişimini desteklemeye hazır olduğunu açıklayan Celal, "Karadeniz bir savaş alanı değil, barışın, ticaretin ve iş birliğinin denizi olmalıdır. Türkiye’nin ‘Gönüllüler Koalisyonu’na katılımına ve deniz boyutundaki rolüne de büyük önem veriyoruz" dedi.
"Kırım Ukrayna’dır"
Türkiye’nin Rusya’nın saldırılarının başlangıcından bu yana Ukrayna’nın egemenliğini ve uluslararası kabul görmüş sınırları içindeki toprak bütünlüğünü desteklediğini belirten Celal, "Türkiye’nin Kırım konusundaki değişmeyen tutumu bizim için özel önem taşıyor. Kırım Ukrayna’dır" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin arabuluculuk çabalarına değer verdiklerini belirten Celal, İstanbul’daki müzakere süreci sonucunda yaklaşık 2 bin Ukraynalı savaş esirinin ailelerine döndüğünü, kısa süre önce de 103 kişinin evlerine kavuştuğunu söyledi. Celal, Ukraynalı savaş esirleri, sivil rehineler ve Rus cezaevlerinde tutulan siyasi mahkûmların serbest bırakılması konusunda Türkiye’nin desteğinin devam etmesini beklediklerini kaydetti.
"Bu savaş daha fazla alana yayılabilir"
Celal, İHA muhabirinin Karadeniz’de artan gerilime ilişkin sorusuna, savaşın zaman geçtikçe daha geniş bir alana yayılabileceği cevabını verdi. Celal, "Bu savaş zaman geçtikçe daha fazla alana yayılabilir. Biz bunu istemiyoruz. Her zaman Türk ve Avrupalı dostlarımıza söyledik; Ukrayna, Rusya’ya karşı savunma savaşına hazırdır ve savaşın başka ülkelere yayılmaması için çok dua ediyoruz. Rusya’yı destekleyen ülkeler var. Rusya’nın savaş kapasitesi tükenmiyor. Karadeniz’deki durum da bunu çok iyi gösteriyor" dedi.
"Söylem değil, gerçek bir ateşkes istiyoruz"
Ukrayna’nın şartsız ateşkese hazır olduğunu yineleyen Celal, İstanbul’da 2025 yılında gerçekleştirilen üçlü görüşmelerde Ukrayna’nın hava ve denizde ateşkes teklifinde bulunduğunu ancak Rusya’nın bunu reddettiğini ileri sürdü. Celal, "Türkiye’nin ve bütün dünyanın girişimlerine hazırız. Söylemle değil, gerçek bir ateşkes olmasını çok istiyoruz. Karadeniz, savaşın ardından Türkiye açısından da çok tehlikeli hâle geldi. Türkiye’nin barış çabalarının ve Rusya’yı barış sürecine döndürme girişimlerinin daha da artması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Saldırılar sınırlandırılmazsa daha da artabilir"
Karadeniz’deki saldırıların sınırlandırılmaması hâlinde tehlikenin artabileceğini belirten Celal, "Ankara’yı şehir olarak değil, başkent olarak söylüyorum; tehlike buraya da yaklaşabilir. Eğer Karadeniz’deki saldırıları sınırlandırmaz veya bitirmezsek bunlar daha da artabilir" diye konuştu.
Ukrayna’nın savaşı sona erdirmeye ve müzakereye hazır olduğunu söyleyen Celal, "Rusya hazır olsa biz şu an savaşı bitirmeye hazırız. İstanbul’da, Ankara’da, Antalya’da, İsviçre’de; nerede olursa olsun görüşmeye hazırız. Ukrayna açısından sivil ve ticari gemiler hedef değildir. Maalesef bu gemiler savaşın kurbanlarıdır" dedi.
"Türkiye, Karadeniz’in vazgeçilmez bir parçasıdır"
Türkiye’nin gücü ve diplomatik kapasitesine önem verdiklerini dile getiren Celal, "Türkiye’nin gücü yeterse Putin’i Külliye’ye getirip bir masada oturtsunlar. İstedikleri konularda müzakere etsinler. Türkiye, Karadeniz’in vazgeçilmez bir parçasıdır. Türkiye’nin gücünün ve diplomasi kapasitesinin yüzde 100 bu savaşı bitirmek için kullanılması doğru olacaktır" ifadelerini kullandı.








