Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı'nda konuştu. Açılış konuşmasının ardından Formula 1’in seyir zevki, genç takipçileri ve otomobil teknolojilerinde dünyanın en büyük spor organizasyonları arasında yer aldığını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemizde de Formula 1'in başta gençlerimiz olmak üzere her yaştan ciddi sayıda takipçisi, hatta tutkunları bulunuyor. Yarışlar ülkemizde 19 milyon civarında kişiye ulaşırken, sosyal medyada yaklaşık 7,5 milyon takipçi tarafından yakından izleniyor. 2005-2011 yılları arasında 7 yarış, COVID döneminde 2020 ve 2021’de 2 yarış olmak üzere toplam 9 kez Formula 1’e ev sahipliği yaptık. 2005 yılındaki ilk yarış, sadece tribünlerdeki 110 binden fazla seyirciyle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştı. Efsanevi yarışlar, unutulmaz olaylar, kırılması güç rekorlar; İstanbul Park, Formula 1’in en gözde pistlerinden biri olarak hafızalara kazındı” diye konuştu.
"Çok çekişmeli bir yarışa tanıklık etmiştik"
Dünyanın salgınla mücadele ettiği, insanların evlere kapandığı, spor etkinliklerinin ardı ardına iptal edildiği bir dönemde Formula 1’e kapılarını açarak bu spor dalına verilen önemi gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın dönemindeki yarışların sporseverler açısından bir başka anlamı da; dönemin Mercedes pilotu Hamilton’ın, Michael Schumacher’in 7 F1 şampiyonluğu rekorunu egale etmesiydi. Sonraki yıl aynı coşkuyu bu kez seyircili şekilde yaşamış, çok çekişmeli bir yarışa tanıklık etmiştik. Türkiye’nin başarılarla dolu bu geçmişine baktığımızda, 2027 yılından itibaren Formula 1’e yeniden dönmemizin şampiyonaya çok büyük değer katacağına inanıyorum. Bilhassa 8. virajıyla yarışseverlerin gözdesi olan İstanbul Park, inşallah 2027-2031 yılları arasında tam 5 dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır. Türkiye'nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini; ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin istikrar adası rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum” dedi.










