Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Son Dakika :
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE

Van Gölü Havzası’nın sismik risk haritası çıkarıldı

Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç

Yayınlanma Tarihi: 31.03.2026 10:34
|
Van Gölü Havzası’nın sismik risk haritası çıkarıldı

Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü Havzası’ndaki fay hatlarını inceleyerek, kısa vadede bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem öngörmediklerini ancak zemin yapısının zayıflığı nedeniyle tedbirli olunması gerektiğini söyledi.


Türkiye’nin deprem gerçeğiyle en sık yüzleşen şehirlerinden biri olan Van, çok sayıda fay hattının buluştuğu bir noktada yer alıyor. Uzmanlar, yerin altındaki hareketliliği her an takip ederken, özellikle şehir merkezinin zemin yapısı dikkat çekiyor. Van’ın büyük bir bölümü, geçmişte göl sularının çekilmesiyle oluşan yumuşak bir toprak yapısına sahip olmasıyla risk oluşturuyor. Kayalık bölgeler sarsıntıyı daha az iletirken, Van şehir merkezi gibi yumuşak zeminli yerlerde yapı güvenliği hayati önem taşıyor.



"Gölün doğusu batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir"


Konuya ilişkin konuşan Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü çevresinde çok sayıda aktif fay hattı bulunduğunu ve özellikle gölün doğu kısmında daha yüksek bir enerji birikimi gözlemlediklerini belirtti. Birçok farklı bilimsel veriyi birlikte analiz ettiklerini ifade eden Alkan, "Van Gölü ve civarına baktığımızda gölün çevresinde birçok fay ve fay zonu bulunmaktadır. Özellikle gölün doğusuna baktığımızda kuzeyde Çaldıran, güneyde Hasan Timur, Başkale ve Saray fay zonları bizim için oldukça önemlidir. Bu zonlar aynı zamanda doğuya doğru İran içerisine giren Hoy ve Salmas gibi fay zonlarıyla da etkileşim halindedir. Yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz sonuçlara göre, tek bir parametreden değil de birden çok parametreyi hesaplayıp o parametreler üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalışıyoruz ki doğru olan yöntem de budur. Birden çok parametreyi hesapladığımızda, gölün doğusu göreceli olarak batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir. Biz bunları Coulomb stres parametresi, B değeri değişimi, sismik durgunluk, RIPI skor algoritması, depremlerin derinlikleri, odak mekanizması çözümleri ve depremlerin yıllara göre dağılımı gibi birçok parametreden faydalanarak belirliyoruz" dedi.



"7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük"


Geçmişteki büyük depremlerin tekrarlanma süreleri dikkate alındığında, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir yaklaşım olmayacağını dile getiren Alkan, "Yakın zamanda büyük depremlerin olmasıyla ilişkili olarak geri dönüşüm ve tekrarlama periyotlarını hesapladığımızda, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük magnitüdlü bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük. Tabii ki bu durum önlem almayacağımız anlamına gelmez; çünkü büyük depremlerin belli bir geri dönüşümü, fayların göreceli hareketlerine göre de bir enerjinin birikmesi ve boşalması durumu vardır. Burada asıl dikkat etmemiz gereken konu, Van şehir merkezi ve civarının, yani Van Gölü havzasının jeolojisidir. Şehir merkezinin özellikle göle yakın kısımlarında göl çökelleri dediğimiz kalın alüvyal sedimanter birimler mevcuttur. Edremit ilçesinden batıya gittiğinizde metamorfik, yani daha sağlam bir yapı varlığından bahsedebiliyoruz. Erciş ve civarına baktığınızda ise göle yakın yerlerde yumuşak birimler varken, uzaklaştıkça volkanizmanın arttığını görüyoruz. Dolayısıyla şehir merkezi ve civarında çok sağlam olmayan bir zemine sahibiz. Ancak güncel deprem yönetmeliğini dikkate alarak yapılarımızı bu şekilde inşa ettiğimizde, bu sorunun da üstesinden gelmiş oluruz" diye konuştu.

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...